Seinfeld Neden Bu Kadar Başarılı Oldu?

25 Mayıs 2021

 


Bir zamanlar, özellikle genç Amerikalılar tarafından, en çok izlenen, izleyiciyi şaşırtan ve bir tür fenomene dönüşmüş olan Seinfeld dizisi görece saçma ve önemsiz konuları ele alıyor. Ekranlarda seks, şiddet ve kaos izlenme rekorları kırarken, Seinfeld nasıl oldu da seksi oldukça az, şiddeti hiç kullanmamışken bu kadar ünlü olabildi? Bu başarının sırrı neydi? Cevap tabii ki de komedinin doğasıyla ve onun karşısında duran trajedi ile alakalı.


Komedi, Trajedi ve Seinfeld

Neden ağlar neden güleriz? Herkes komik olana gülüp, üzücü olana ağladığımızı bilir. Ancak henüz hiçkimse çıkıp neyin eğlenceli neyin üzücü olduğunu tam olarak betimlememiştir. Gün içinde birçok duygu yaşayabilir, gülebilir yahut ağlayabiliriz. Bunu bize yaşatmayı çok iyi bilen aktörler, yönetmenler ve yazarlar vardır. Filmlerin, televizyon dizilerinin ya da şovlarının ve kurguların genel olarak beğenilmesine sebep olan şey bize yaşattıkları duygulardır. Gülmek ve ağlamak gibi. Peki bu hisleri bizde uyandıran şey nedir? Cevaplanması güç. St. Augustine’in de dediği gibi bir şeyi sorana kadar onu tam olarak anladığımızı sanmak olasıdır. Ancak soru sorulduğunda cevap kaybolur.

Gülmemizi ve ağlamamızı sağlayacak birçok şey olduğu gibi bunu yapmamızı açıklayan görüşler ve çabalar da çok sayıdadır. Bu durum örneklerin yetersiz olmasının gerçekleri açıklama zorluğuna katkıda bulunduğu bir durum değildir. Tabi ki diğer herkes gibi ben de tatmin edici cevabın ne olduğunu bilmiyorum. Açıkçası şu an bu cevapla da ilgilenmiyorum. Gerçekten de eğlenceli ve üzgün olarak durumları açıklamak için önerilen çok sayıdaki teorinin sütünden geçmek ve bu teorileri incelemek oldukça sıkıcı olurdu. Bu durum etkileyici kütüphanelerde tozlanmayı bekleyen bilimsel çalışmalar ve doktora tezlerinde daha iyi ele alınmıştır.

Benim buradaki görevin farklı. Burada kalıcı ve evrensel geçerlilik içerecek şekilde komik ve üzücüyü ayırt etmek için bu yolun tek yol olduğunu iddia etmeden bir yol önereceğim. Bu gibi abartılı iddiaları bilimsel doğruluk arayan daha aklı başında araştırmalara bırakıyorum. Sonuçta bu konular duygular ve hislerle ilgili olduğu ve bilimsel ve entelektüel olmaktan ziyade kalple ilgili olduğu için eğlenceli ve üzücü olanı bilimsel olarak tartışmanın münasebetsiz bir yanı var.

Burada bir savunma yapmadığıma göre size göstereceğim iddia, bir şeylere gülme nedenimizin o şeyi önemsizin önemi olarak görmemiz ve bir şeye ağlamamızın nedeni de önemim önemsizliğini anlamamızdır. Bu formül kulağa etkileyici gelmiyor mu? Aslında sizi etkilemekten çok daha fazlasını yapmak istesem de gerçekten de etkileyici. Bir noktaya kadar açıklıkla kavradığımı düşündüğüm bir şeyi görmenizi istiyorum. Peki bu bilgiç formülle ne demek istiyorum? Aslında pek de bilgiç değil. Ya da bilgece bile değil. Hatta yeni bir şey bile değil. Çok bilgece bir formül olmaz çünkü eğer öyle olsaydı sıklıkla ve yakından tanıdığımız bir şeyi tanımlayamazdı; yeni de olamaz çünkü bu kadar sık deneyimlenen bir şey insanlık tarihinde göz ardı edilemez.

Oyunlara, gösterilere veya kitaplara gülmemizin nedenlerinden birinin kendimizi yeni bir ışıkta görmemiz olduğunu öne sürmek istiyorum. Bir anda kendimizi, gündelik kişisel özelliklerimizi, tavırlarımızı, yöntemlerimizi, alışkanlıklarımızı ve genellikle var olsa da fark etmediğiniz garipliklerimizi, bize sunulan garipliklerimizi, günlük yaşamın önemsiz ama önemli sıradanlığını ele alıyoruz. İyi bir komedi genellikle tüm bunların canlanmasını sağlar. Komedi, sıradan olanla ilgilidir ama sıradan olanı kabul etmek yerine sıradan olanı sıra dışı olarak görür. Komedinin başarısı ve Seinfeld’in gizli mizahı da buradan gelir.

Diğer başarılı komedi dizileri gibi bu dizi de önemsiz olanın önemini yakalayarak dikkat çeker. Seinfeld ana karakterlerin yaşamlarındaki önemli olaylarla ilgili değildir; kimsenin önemli kabul etmeyeceği şeylerle ilgilidir. Kendini yansıtma anlarının çoğunda dizi şu noktayı kabul eder: Yapımcılığını üstlenmeyi düşünen NBC yetkilisinin de ifadesiyle “hiçbir şeyle ilgili”. Yine de dizinin amacı, bu ortak noktaları ortaya çıkarmaktır. Böylelikle daha önce olduğumuzu düşünmediğimiz ve karakterlerin de kendilerinde olduğunu düşünmediği kalıcı yönlerimizin altını çizer. Bir olayın veya garipliğin resmedilmesi, izleyicinin fark ettiği karakterler tarafından gerçekleştirilmesi içermez. Oyuncular bunu önemsiz olarak görmeye devam eder ama kendisini karakterler aracılığıyla gören izleyici durumun içine çekilir ve önemini fark eder.

Bizi ağlatan üzücü şeyler söz konusu olduğunda da tam tersi geçerlidir. Trajedi, günlük yaşamımızda sıradan ve önemsiz olan şeylerle değil bunların tam tersiyle ilgilenir. Trajedinin konusu anlıktır: sevgi, ölüm, ihanet, ahlak, yozlaşma, acı, adaletsizlik, acımasızlık, intikam. Devam etmeme gerek var mı? Liste uzun ama herkes bu temaları komedinin temalarından kolaylıkla ayırt edebilir. Araba satışı, posta hizmeti veya yağsız yoğurtla ilgili bir trajedi asla yazılmamıştır. Aynı durum oyunun karakterleri için de söylenebilir. Sizi üzmesi hedeflenen bir oyunca karakterler genellikle “hayattan daha büyük” gibi ifadeler kullanırlar. Üzgünlük söz konusu olduğunda genellikle kahraman ve kötüler, kurbanlar ve suçlularla uğraşırız.

Trajedinin amacı, olayların veya karakterin öneminin altını çizmek değildir. Bunlar varsayılır ve açıkça görülür. Çok fazla gerçekçi eleştiri, trajedinin asıl amacının bu olduğunu kanıksar. Hayır. Üzüntü, aslında bazı açılardan önemsiz olan şeyleri nasıl anlamlı ve önemli gördüğümüzü anlamamızı sağlar. İrademiz, sevgimiz, zalimliğimiz diğer şeyler arasında önemli değildir. Tanrıların ilgilenmesi gereken daha önemli konuları vardır. Trajedide komedide olduğu gibi dünya baş aşağıya döner. Değerlerin ve önceliklerin sırası terse döner. İnançlarımız geçerli olmadığını ve bunları değiştirerek durumları anlama şeklimizi düzeltmemiz gerekir. Ancak komedinin aksine trajedide gülmeyiz çünkü bu farkına varma, en sevdiğimiz şeyleri paramparça etmeyi içerir. Komedi genellikle dikkat etmediğimiz şeylerin önemini ortaya koyarken trajedi ise önemli olarak düşündüğümüz şeylerin aslında çok da önemli olmadığını gösterir. İlki bize acı olmadan ders verir; ikincisi ise yıkıcı gerçeği öğrenmemizi sağlar.

Trajedinin aksine komedi aptallıkların, garipliklerin ve kültürlerin garip özelliklerinin ortaya çıkmasından dolayı genellikle önemsiz olarak ele aldığımız şeylere odaklanır. Ölüm, acı çekme, felaket, büyük yozlaşmalar ve erdemler, suçlar ve trajediyi oluşturan diğer unsurlarda insan doğasının merkezi açıktır. Bu seviyedeki insan davranışı aynı veya çok benzerdir ve kültürel farklılıklar sadece ince bir katman olarak görünür. Bunun aksine söz konusu komedi olduğunda masum, günlük alışkanlıkları, tavırları ve olayları ele alarak çelişkileri, paradoksları ve farklı kültürlerin göreliliğini ortaya çıkarır. Bu da komedinin trajediye göre daha kolay tarihlenmesinin nedenlerinden biridir.


Çeviren: Arya Durgun  

Jorge J.E. Gracia is Samuel P. Capan Chair and SUNY Distinguished Professor of Philosophy at the State University of New York at Buffalo.
Reprinted by permission of Open Court Publishing Company, a division of Carus Publishing Company, Peru, IL, from Seinfeld and Philosophy: A Book About Everything and Nothing edited by William Irwin, copyright ©2000 by Carus Publishing Company.