Hagıa Art: Süleyman'ın Düğümü

28 Mayıs 2021



Çok eski zamanlarda, Samsun’un Terme ilçesinde yaşadığı düşünülen Amazon Kadınları günümüzde erkek egemen dünyada başarısı ve zekasıyla öne çıkan kadınların en önemli sembollerinden biridir.

Bu güçlü ve korkusuz kadınların dilden dile dolaşan efsanelerinden biri de “Tütün Efsanesi” olarak bilinir.

Efsaneye göre günün birinde Karadeniz’den gelen savaşçılar Amazonları yener ve iç kesimlere doğru sürerler. Onlar da kendilerini kurtarmak için saçlarını keser ve toprağa gömerler. Zamanla bu saçlar filiz verir ve tütün olur.

Tıpkı bu efsanedeki gibi, 1912-1915 yılları arasında Samsun’da yaşamış biri Türk, biri Ermeni, biri Rum üç tütün işçisi kadının Balkan Savaşları sırasında geçen bir hikayesi vardır.

Hikayemizin başkahramanları Sıdıka ve Eleni, Samsun’un Çobanlı köyünde birlikte büyümüş iki yakın arkadaşlar. Sıdıka aşık olup, ailesi vermeyince kaçmak zorunda olduğu Sıtkı ile şehre gidene kadar hiç ayrılmamışlar. Şehre gittiklerinde zar zor geçindikleri için Sıdıka da çalışmak istemiş. Kocası ne kadar karşı çıksa da tütün fabrikasında işe girmiş. Sıdıka’ya fabrikada çalışmak çok iyi gelmiş, maaşıyla hem evi rahat geçindirebiliyor, hem de arta kalanla sinemaya gidebiliyor, kendine bir şeyler alabiliyormuş. Her film çıkışında gördüğü yeni dünyalarla büyüleniyor, bilmediği ne çok hayatın olduğunu daha net anlıyormuş.



Çalışırken tanıştığı Rum arkadaşı Madlen de ona şehre alışmasında çok yardımcı olmuş.

Bir yıl sonra bir gün yolda yürürken Eleni ve kocasıyla karşılaşmışlar, birbirlerini görmek ikisine de çok iyi gelmiş. O günden sonra tekrar görüşmeye başlamışlar ve Eleni de fabrikada işe başlamış.

Fabrikanın pencereleri içerdeki yoğun tütün kokusundan hep açık olurmuş. Açık olurmuş ama işçiye dışarıyla irtibat yasakmış. İçerde çalışan eşini, annesini görmeye gelenler bazen göz göze bile gelemez, dönermiş.

Aylar geçmiş, savaş ve etkileri iyice kendini gösterirken, fabrikada da çıkarmalar olacağı duyurulmuş, Madlen hamileymiş ve doğuma çok az kalmasına rağmen zorlukla çalışıyor, izin alırsa bir daha fabrikaya dönemeyeceğinden korkuyormuş. Bir gün çalışırken suyu gelmiş, ikiz bebeklerini fabrikada doğurmuş. Zaman ilerlerken Osmanlı Ermenileri tehcir edeceğini duyurmuş. Ertesi gün tehcir edilmek üzere olan Madlen ve kocası, çocuklarını yetimhaneye bırakmamak için, bebek sahibi olamayan Sıdıka ve Sıtkı’ya bırakmışlar. Geride Madlen’in ikizlerine bakmak zorunda olan Sıdıka, Eleni ve kocası kalmış.

Oluşturulan eseri stickerın üzerinde yer alan QR kodunu okutarak ya da instagram sayfasındaki reels kısmından izleyebilirsiniz!


Hagia Team