Bu Savaşın Kazananı Yok, Tavuk Marengo’su Var!

26 Mayıs 2021

 




Yıl 1800. Fransız ve Avusturyalı güçler arasında, İtalyan topraklarında ''Marengo'' isimli bir savaş başladı. Gerçekleşen savaştan geriye ne zafer naraları ne de kahramanlık hikayeleri kaldı. Geriye kalan tek bir şey vardı ki o da ''Tavuk Marengo'' ismiyle tanıdığımız, lezzetli mi lezzetli ana yemeğin ta kendisiydi.

İki farklı milletin evlerinden uzakta birbirlerine açtıkları bu savaşın günün birinde sofralarımıza kadar uzanabileceğini ise kim bilebilirdi?

14 Haziran 1800 tarihinde, günümüzde İtalyan toprağı olarak kabul edilen Piedmont’un Alessandria komününe bağlı Marengo kentinde; melodik adı ve soyadıyla hafızalarımıza kazınmış, belki de Fransa’nın en meşhur savaş figürlerinden Napoléon Bonaparte önderliğinde; Fransız kuvvetleri ile Avusturyalı kuvvetler karşı karşıya geldi. Yalnızca 11 saat süren bu savaşın galibi Fransızlar oldu.

Bana soracak olursanız, savaş sadece ve sadece kayıp demektir. Kazananı var gibi görünür belki; fakat dönüp etrafınıza baktığınızda yıkımdan, acıdan, sefaletten başka bir şey göremezsiniz.

Gel gelelim bu savaş sayesinde ortaya çıkmış, Fransız Mutfağı’nın zenginliğine zenginlik katmış Tavuk Marengo diye bir gerçek var!

Dunan lakaplı bir şefin (Tam adıyla François Claude Guignet) Napoléon’un isteği üzerine hazırladığı bilinen ve günümüzde ''Napoléon Bonaparte’ın en sevdiği yemek'' olarak anılan yemek, tabii ki Tavuk Marengo’dan başkası değil. Avusturyalılara karşı galip gelmek, ister istemez Fransızlarda bir zafer sarhoşluğu yaratıyor. Büyük bir zaferi kutlamanın en leziz, en doyurucu yolu nedir? Kuşkusuz dilediğince yiyip içmek! E Fransızların yemek yemeyi karın doyurmanın da ötesinde sosyalleşmenin, mutluluğun, birlikteliğin kaynağı olarak gördüğü de malum… Hal böyleyken Napoléon’un tüm yeme içme işlerinden sorumlu şefi Dunan da mutfağın yolunu tutuyor, el mahkum!


Tavuk Marengo, gerçek bir savaş icadı desek sanıyorum abartmış olmayız. Bir rivayete göre; kıyametlerin koptuğu savaş alanında, bir şefin yapabileceği en akıllıca hamleyi yapıyor Şef Dunan. Avusturyalılar tarafından karşılarına koyulan engelleri umursamadan, eline ne gelirse, o an hangi malzeme ulaşılabilir durumdaysa tenceresine ekleyiveriyor koca yürekli şef. Ne görev bilinci ama? ''Kaoslar zafer ziyafetlerine engel değil!'' diyor Dunan bu hareketiyle adeta. Tüm bu çabanın sonunda ortaya çıkan sonuç da; soğan eşliğinde zeytinyağına sotelenmiş, domatesli, mantarlı Tavuk Marengo oluyor. Kimilerinin ''E daha ne olsun yahu?'' kimilerinin ise ''Neden zeytinyağ içine sotelemiş ki? Tereyağ daha iyi olmaz mıydı?'' diye kendi kendine sorduğunu duyar gibiyim. İlk soruyu oldukça haklı bulmakla birlikte, ikinci soru kafasını kurcalayanlara kısa bir hatırlatma: Savaş esnasında tereyağ belli ki yok ve bulunamamış da… Fakat belirtmeden geçmeyelim, günümüzde zeytinyağ ile beraber tereyağ da kullanılabiliyor tabii.

Napoléon’un galibiyetine ithafen hazırlanan bu yemek, kısa zamanda dillere destan bir tat haline geliyor. Öyle ki kazanılan her zafer sonrasında mutlaka gözler bu tarifi aramaya başlıyor. Yine bir rivayete göre; Dunan ilerleyen süreçte çeşit çeşit malzemeye kısa sürede ulaşabildiğinden, mantar yerine ıstakoz kullanmayı ve hatta tarifin içine biraz da sek beyaz şarap eklemeyi uygun görüyor. Olur mu hiç? Napoléon hemen müdahele ediyor olaya ve Dunan’ı böylesi bir hataya düşmemesi adına uyarıyor. Napoléon’un malzemede değişikliğe gitme düşüncesine karşı gelmesinin yegane sebebi ise kötü şanstan korkması! Koskoca komutan, söylenene göre, tarifin orijinal hali değiştirildiği takdirde bunun kendisine ve ordusuna uğursuzluk getireceğini, gelecek savaşların bu nedenle kaybedilebileceğini düşünerek Dunan’ı bu sevdadan vazgeçiriyor!

Günümüzde Tavuk Marengo, orijinal tarife sadık kalacak şekilde, farklı malzeme eklemeleri yapılarak veya kimi malzemeler hiç katılmadan da pişirilebiliyor. Burada esas önemli olan şu: Bu yemek; bugün hala pişiriliyor, tabakları süslüyor, sofralara mis gibi kokular yayıyor!

Her ne kadar araştırmacılar, tüm bu hikayenin gerçek olma ihtimalinin neredeyse olmadığını savunup Tavuk Marengo’nun çıkış noktasının pek pek Napoléon‘un zaferini kutlamak üzere harekete geçmiş bir restoran olabileceğini tahmin etse de süslü hikayelere inanmak insanın ruhuna daha iyi geliyor bence.

Ve sanırım bizim inandığımız bu hikayede, savaşın galibi için Tavuk Marengo demek fazlasıyla mümkün!

Sizlere bir de bonus bilgi vermek isterim: Jacques-Louis David tarafından resmedilmiş, farklı versiyonları çeşitli ülkelerin müzelerinde sergilenen ''Napoléon Crossing The Alps (Alpleri Geçen Napoléon)'' isimli o meşhur tablonun esin kaynağı da yine Marengo Savaşı’nda elde edilen galibiyetmiş.

Ne savaşmış bu böyle ama! Mahsulleri anlat anlat bitmiyor.

Sizce de öyle değil mi?

Denis Donikyan