Anlatsana

2 Mayıs 2021

 



Kendisine çiçek alan kadınları,
sokakta gördüğü kedilere selam veren adamları,
hala uçurtma uçurmayı seven çocukları ve
bir şiirin tam orta yerinde
senin hiç haberin olmadan
seninle karşılaşmayı seviyorum.
Büyük cümlelerden ve
siyah öfkelerden konuşmak istemiyorum.
Anlatmanı istiyorum mesela,
ama sadece sevdiğin şeyleri.
Mesela anlatırken göz bebeklerini büyüten,
heyecanla konuşurken sesinin titreten meseleleri.

İnan,
ben sıkılmıyorum.
Sıkışan hayatlarımızın,
biriken borçlarımızın
bütün başarısızlıklarımızın ve
anlatmaya korktuğumuz utançlarımızın arasında
küçük bir nedene tutunmak suç değil.
Pollyanna olmak,
sanıldığı gibi gerçeklerden kaçmak değil.

Evet geçiyor zaman
ve akreple yelkovanın yarışı yüzyıllardır devam ediyor.
Ama inan,
hayatı iki haneli sayılarla ölçenlerden çok
anların kıymetini bilerek yaşayanlar hiç yaşlanmıyor.
Mutluluğuna bir sebep göstermeye alışanlar hep mutsuz.
Gülmeyen gözlerin gördüğü ışık,
kör edici.
Yetişkinler gülecek bu dediklerime ama,
çocukluğunu tozlu sandıklara saklayanlar,
hep ama hep
erken ölüyor.

O yüzden,
vakit varken daha
sadece sevdiğin şeylerden bahsetmeni istiyorum.
Sevilen bir kitabın arasında hala çiçek kurutulduğuna,
hala fotoğraf albümlerinin evlerin bir köşesinde durduğuna,
radyoda denk gelen o şarkının
en sevilen şarkı olmasına
inanmak istiyorum.
Yani anlayacağın,
biraz kendinden dışarı çıkıp,
sadece sevdiğin şeylerden bahsetsene bana.


Ezgi Naz Aksu