İnce Ve Naif Kırıntılarını Süpürüyorum Kalbin

17 Nisan 2021

kenarından köşesinden rol alamadığınız hayaller
belki burada bir mum sönmek üzeredir diye
üflemekten vazgeçtiğiniz pasta mumları
hiçbir yere gidemiyorsunuz ağırlığından kalbin
sevilmek lügatınızda karmakarışık bir cümle olarak
çoktan karalatmış üstünü
sakın silmeyin!

ince ve naif kırıntılarını süpürüyorum kalbin
her gün tozunu aldığın sehpanın tozlanması gibi
bir kenarda öylece durur
zamanı gelirse ortaya koyulurum
rakı sofralarını kaldırmıyor gövdem!
alın üstümden mayhoş sohbetleri

tavşan dağa ağırlığınca küsermiş
dağ da ağırlığınca ezermiş tavşanı
bir şiiri anlamak için okumanız gerekir önce
duymak için dinlemeniz, kulaklarınızla değil kalbinizle
ama bu sezon kalbimin büfelerinde satılan şiirlerim
okunmuyor eskisi gibi!

hiç dikkat edilmeyen bir duvar süsü gibi ruhum
sallanıp durur ortasında salonun
heyecanı içinde kalmış gidilmeyen sahillerin
hiçbir plana dahil edilmeyen duvar süsünün karşısında
pasta mumlarını üfleyen küçük çocuk
bir hayalin gerçekliğini dilemiş
duvar süsü ise, inmeyi bu duvardan

imgelerle örtüyorum üstünü huzursuzluğun
kapatıyorum kapıları üşümenin cereyanından
sesi kısıyorum rahatsız olmaması için komşuların
bugün bir kez daha kırıldı tabuları kalbin
ne tuhaf,
söylenen sözlerin düşünüldüğü tek yer
yeterince uzun şiirlerdir
ve birkaç kalemle yazılmalı
birden çok silgiyle silinebilmelidir
kırılabilmelidir sivriltilmiş uçları
unutulabilmelidir battığı yer
kanamıyorsa eğer

Hazal Kebabci