Hiçliğe Giden Kadın

25 Nisan 2021

Durmuyor kelimelerin,
yetişmiyor parmakların yazmaya
ve satır araları boş kağıtlara sığmaya yetmiyor.
Hiçbir şey yokken aslında çok şey oluyor içinde.
Anlatmak ve bağırmak istiyorsun,
yeri göğü inletmek hatta.
Biri için mi tüm bu çaba, çözemiyorsun.
Kendinle savaşın bitmeden,
bir başkasına geçmek anlamsız geliyor.
Sadece kelimeler duyuyorsun zihninden ellerine düşen
ve yakalamak için çok hızlı olman gerekiyor.
O kelimeler ki,
Bir yapboz parçası gibi tamamlıyor aslında hiçlik diye adlandırdıklarını.
Belki de fazlalığından dolup taştığın,
yetemediğini düşündüklerinden artanlarını.

Sen korkmuyorsun kendinden,
tam tersine onu karşına alıp konuşacak kadar güveniyorsun kendine.
Cesaretin takdire şayan,
kararlılığın siyahlar kadar keskin.
Anlıyorsun ki,
senin kavgan ne üçüncü kişilerle
ne dünyayla,
ne de düzenle.
Senin kavgan anlamlandıramadıklarında
ve anlatmak için
dinletemediklerinde.

Bugünü ve yarını bırakarak
zamansızlaşarak yani bir nevi
koşuyorsun ardına kelimeleri alıp.
Sesleri susturarak,
somut bir varlığa dönüştürerek içindekileri
rüzgâra doğru ilerliyorsun koşarak.
Senin yolun sana öğretilende değil
ait olduğun düşünülende de.
Seninki uzun ve yorucu
Çakıl taşlarıyla ve mayınlarla dolu
Ama bir o kadar da aydınlık ve biricik
Sana özgü ve tamamen sana dair.

Durmuyor kelimelerin ve yetişemiyor parmakların
Satır araları yetmese de sığmaya boş kağıtlara
Sen taşıyorsun başkalarının çizgilerinden
Ve yürüyorsun alabildiğine.


Ezgi Naz Aksu