Hagia Art: Yeldeğirmeni

30 Nisan 2021

Hikayemizin motifi aslında İstanbul Kapalı Çarşı’yı bilen herkesin karşısına çıkan bir motif.

Kapalı Çarşı'nın hızlı havasından bir ara isteyip, yukarıya baktığımızda gördüğümüz ancak güzelliğini pek de göremediğimiz motif… Aynı şekilde, hayattan bir adım geri atan Ecevit Çalışkan'ın, hayatın hızından ve hırsından uzaklaşıp asıl güzelliği "ayıcıklarında" bulması gibi.

1974 doğumlu Ecevit Çalışkan, Tokat'tan İstanbul'a taşınmış, yaklaşık 46 senedir Kadıköy - Yeldeğirmeni Mahallesinde ikâmet etmektedir. Geçimini ise öğrencilerin eşyalarını nakliye yaparak sağlamaktadır.

Ecevit Çalışkan yıllardır yaşadığı Kadıköy'ün Yeldeğirmeni mahallesi için eşi bulunmaz birisi. Her şeye koşturan, her sorunu çözmek isteyen bir insan. Patlak ampul de değiştiriyor, hasta olduğu için evden çıkamayan insanların ihtiyaçlarını da gideriyor. “Hayatta hayır diyemiyorum, hayır kelimesini kullanmıyorum,” diyor Ecevit Abi, “Olur, yapabiliriz, getirebilirim, götürebilirim; çünkü kırmak istemiyorum kimseyi. Çalışırken de öyle. Soruyorlar, şu kadar paraya olur mu? Olur, niye olmasın. Her şeyi paraya çevirirsen... Önce arkadaşlık, dostluk kazan. Sonra istersen para da kazanırsın.”

Oyuncaklarla bağının başlaması;

İrili ufaklı birçok oyuncağı evin dış cephesinde süs olarak kullanan Ecevit Abi bu işe nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Elime geçen bir, iki oyuncağı buraya koydum. Sonra mahalleden çocuklar da kendi oyuncaklarını verdiler, abi bunu da koy diye. Bir tanesi 20 yıldır birlikte uyuduğu oyuncağını verdi, sana emanet ediyorum diye. Birini Erasmus'la Hollanda'dan gelmiş bir kız öğrenci gönderdi. Fotoğrafını çekip göndermemi de istedi. Yollayınca çok sevindi.”



İlk oyuncağını ise tamamen şans eseri nakliye yapmak için gittiği bir evden almış. Gittiği bu evde çok fazla oyuncakla karşılaşmış ve evin sahibinden bir tanesini istemiş. Eşyaların sahibi dilediği oyuncağı alabileceğini söylemiş ve o da 'oyuncak şirini' seçmiş. Seçtiği oyuncağı evin dış cephesine yerleştirmiş. O günden sonra oyuncaklarla evin duvarını süslemeye devam etmiş. İnsanların da oldukça ilgisini çeken bu ev görünümünden dolayı "selfie ev" olarak tanınmaya başlamış.

Ecevit Çalışkan, çocukluğunda elde edemediği oyuncaklara şimdi ulaşmış bulunmakta. Biz de bu tatlı hikayemizin müziğinde kullandığımız elementlerle Ecevit Bey’in bir zinciri kırarak şu anda yaşadığı eve girmesi ve orada kendi çocukluğundaki eksiklikleri kapatmasını anlatmaya çalıştık.

Eğer hikayeyi sevdiyseniz ve daha önce bu oyuncaklı evle hiç karşılaşmadıysanız Yeldeğirmeni’nde bir keşfe çıkmanızı öneririz! Ayrıca kendi oyuncağınızı götürüp evden başka bir oyuncakla takas bile yapabilirsiniz!

Oluşturulan eseri stickerın üzerinde yer alan QR kodunu okutarak ya da instagram sayfasındaki reels kısmından izleyebilirsiniz!

 

Hagia Team