Gabriel García Márquez Sözlüğü

19 Nisan 2021


“Dünyada tek başına ölmekten daha büyük bir felaket olamaz.”
-Benim Hüzünlü Orospularım, Gabriel Garcia Marquez

Aracataca: Gabriel García Márquez, Kolombiya’nın Aracataca kentinde 6 Mart 1927’de dünyaya gelmiştir. Annesi Luisa Santiago Marquez Iguaran, babası Gabriel Eligio Garcia’dır. Merkezden uzak küçük bir kent olan Aracataca’nın izleri Marquez romanlarında rahatlıkla sürülebilir. Marquez’in eserlerinde önemli bir yer tutan hayali Macondo şehri doğduğu bu kentin kurgusal bir düzenlemesidir.

Büyülü gerçekçilik: Büyülü gerçekçilik, gerçek dünya görüşüne yepyeni boyutlar katarak ona inanılması güç yanlar, romanlara benzer hayali unsurlar ilave eden bir anlayıştır. Akım, kaynağını fabllar, mitler ve alegori gibi eski edebi türlerden alır. Özellikle Latin Amerika edebiyatı bağlamında çok önemli eserlerle temsil edilen büyülü gerçekçilik, G.G. Márquez, J.L.Borges, Isabelle Allende gibi önemli isimlerle doruğa çıkar. Márquez, eserlerinde büyülü gerçekçiliği en başarılı şekilde işleyen yazarlardandır.

El Viejo: Márquez, Rio Magdalena’da formal eğitime başladığında arkadaşları arasında anlattığı hikâyelerle meşhur olur. Bir yandan oldukça ürkek, bir yandan da dili çok tatlıdır. Ayrıca sporla da ilgilenmektedir. Onun bu duruşu arkadaşları tarafından “El Viejo” (Yaşlı Adam) olarak lakaplandırılmasına neden olur.

Fidel Castro: Küba Devrimi’nin kahramanı ve yöneticisi Castro, Márquez’in sık sık görüştüğü isimlerden birisidir. Gerek sosyalist dünya görüşü, gerekse entelektüel kimliğiyle her iki isim de birbirinden hoşlanır. Márquez çeşitli röportajlarında Castro ile entelektüel bir dostluklarının olduğunu söyler.

Gabo: Márquez, gerek yakın çevresi gerekse ailesi tarafından “Gabo” olarak çağrılır. Bu lakap, adının kısaltılmasından oluşmaktadır.

İspanya: Barselona Márquez’in yaşamı boyunca önemli duraklardan biridir. Yüzyıllık Yalnızlık’ın yayımlanmasından sonra Márquez ailesiyle beraber İspanya’ya taşınır ve 7 yıl burada kalır. Márquez bu dönemde birçok önemli isimle dostluk kurmuş ve önemli eserler kaleme almıştır. Avrupa’da ününün yayılmasında İspanya’da geçirdiği bu dönemin önemli bir yeri vardır.

Juventud: Gabriel Garcia Márquez henüz lise yıllarında şiirlerini yayımlamaya başlar. Edebiyata şiirle girmesi önemlidir. İlk şiirlerini öğrenim gördüğü lisede çıkan Juventud’da yayımlar.

Jorge Luis Borges (1899-1986, Arjantinli yazar, şâir, filozof): Özellikle Kolombiya Ulusal Üniversitesi’ndeki hukuk eğitimi sırasında Borges’i çokça okuduğunu belirtir Márquez. Borges’in anlatım tekniği ve hikâye anlatma konusundaki başarısı Márquez’i derinden etkiler. Latin Amerikalı yazarlar arasında Borges’in her zaman kendisi için özel ve önemli bir yeri olduğunu belirtir.

Kolera Günlerinde Aşk (1985, roman): Márquez’in en önemli yapıtlarından biridir. Márquez, eserini kendi ebevenylerinin aşk hikâyesinden yola çıkarak kaleme aldığını belirtir. Eserin otobiyografik yönleri söz konusudur. Eser daha sonra sinemaya da uyarlanmıştır.

Living to Tell the Tale (2002, otobiyografi): 2002 yılında yayımlanan ve daha sonra üçlemeye dönecek hatırat. Márquez, kurgu metin yazma konusunda zorlanmaya başladığında artık hatıralarını yazmaya koyulur. Kendisiyle yapılan birkaç söyleşide artık yazma konusunda eskisi kadar istekli ve çalışkan olmadığını itiraf eder. 2002’de piyasaya çıkan bu kitapla beraber okuyucularla hatıralarını paylaşmaya başlar.

Mercedes Barsha: Mersedes ile Márquez 1958 yılında evlenirler. Evlilikleri gerek Mersedes’in eğitimini tamamlamak istemesi, gerek Marquez’in Avrupa’da bir süre için çalışması gibi gerekçelerle uzun bir süre gecikir, ancak çift birbirlerine verdikleri sözü tutarlar. Evliliklerinden Rodrigo Garcia ve Gonzalo isimli iki oğulları olur.

Nobel Edebiyat Ödülü: 1982 yılında yayımladığı eserleri ve dünya edebiyatına katkılarından dolayı Márquez, Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülür. 1982 yılına kadar Marquez Kırmızı Pazartesi, Yüzyıllık Yalnızlık gibi birçok önemli eserini yayımlamış ve dünya çapında üne kavuşmuştur.

Prensa Latina: Küba kökenli bir haber ajansıdır. Haber ajansının kurulmasında Márquez önemli bir rol üstlenmiştir. Bu konuda Castro ile olan ilişkisinin de payı vardır. Bu gelişmelerin ardından FBI 25 yıl boyunca Márquez’i “tehlikeli” olarak tanımlayıp gözetim altında tutmuş, bu gözetim yıllar sonra FBI dosyalarının kamuya açılmasıyla ortaya çıkmıştır.

Rio Magdalena: Márquez, bir yandan Rio Magdalena’da resmi olarak eğitimine başlamış, bir yandan da yazılarını yayımlamaya koyulmuştur. Buradaki eğitimi sırasında şiirleri kadar sosyal metinleriyle de öne çıkar. Çeşitli haberler yazar ve ilerideki gazetecilik kariyerinin ilk adımlarını burada atar.

Sosyalist: Márquez önemli bir sosyalisttir. Kendisi bunu birçok defa açıkça ifade etmiş, anti-emperyalist olduğunu belirtmiştir. Sosyalist düşüncesinin gelişmesine en önemli gerekçelerden biri olarak daha çocukken büyük babası Colonel’den dinlediği hikâyelerin ve onun düşüncelerinin payı olduğunu belirtmiştir. Çocukluk döneminde büyük babasıyla olan ilişkisi ve yakınlığı ileride onun sosyalizme yönelmesinin en önemli nedenlerinden birisi olur.

Universal (El Universal): Márquez ilk defa 1948 yılında ciddi olarak muhabirlik yapmaya başlar. Gazetecilik kariyerine başladığı El Universal gazetesi aracılığıyla birçok şey öğrenir ve 1950’ye dek gazetenin bir parçası olur.

Virginia Woolf (1882-1941, İngiliz yazar ve eleştirmen): 1950’li yıllarda Márquez’in yöneldiği önemli yazarlardan birisi Virginia Woolf’tur. Woolf’un anlatı tekniği, bilinçakışını kullanma biçimi, geliştirdiği yöntemler Márquez’in özellikle dikkatini celp eder.

Yaprak Fırtınası (1955, novella): Leaf Storm, Márquez’in kaleme aldığı ilk novelladır. 7 yıl boyunca kitabını bastıracak bir yayıncı aradığını ve bu konuda çok sıkıntı çektiğini Márquez bizzat ifade eder. Kitap, 1955 yılında okuyucu ile buluşur. Márquez’in kendi büyükbabasından yola çıkarak kurguladığı bir karakterin başından geçenler anlatılır. Metin tek bir odada geçer. Bu döneme kadar yazdıkları arasında en çok güvendiği eserin bu olduğunu ifade eder.

Yüzyıllık Yalnızlık (1967, roman): Eser, Márquez’in dünya çapında tanınmasını sağlayan metindir. Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasında önemli bir yeri vardır. Otobiyografik ögelerle birlikte büyülü gerçekçilik akımı açısından da zirve eserlerden biridir.

William Faulkner (1897-1962, Amerikan yazar, şâir ve eleştirmen): Özellikle Yüzyıllık Yalnızlık’ın ardındaki süreçte Márquez özellikle William Faulkner ve Virginia Woolf’un metinlerine eğildiğini sıklıkla belirtir. Özellikle Faulkner’dan yola çıkarak anlatıcı tekniği, tarihi temaları kullanma ve biçim olarak yeni yollar bulma konusunda 1950’li yıllarda yeni atılımlar gerçekleştirir. Bu nedenle Faulkner’ın edebiyatı için önemli bir isim olduğunu ifade eder.


Hazırlayan: Abdullah Ezik
Çizim: Fatma Erkuş