Ceviz Kelebeği: Köklerinden Bağlananlar İçin Sofra Bahane

19 Nisan 2021



ikimiz oturduk yıllar sonra aynı sofraya
kırgınları, kızgınlıkları, yaşanamamışları
sandalyenin arkasına astık önce
birbirimize bakakalmaktan unuttuk susuzluğumuzu

gamzelerin hala aynı yerde
başkaları ağız dolusu boğulurken kahkahaya
biz, birbirimizin gözlerinde aradık şefkati
fark edilmiş miydi acaba
karşı karşıya oturan ama iç içe geçen biz
sen hala aynı koku, o koku hala aynı anılar
gözlerinin yanındaki çizgi ele vermeye devam ediyor gerçek hislerini

sofra çoğaldı, derinden tutuldu bazı konular,
kalpler kırılmaya ramak kalırken biri bir gülümseme bıraktı ortasına zamanın
biraz zaman sonra yalnızlaştı içkiler, mezeler, hisler
sandalyenin arkasına astıklarımız
hiç kıpırdamadı bulundukları yerden
askıda kalanlar izlediler tüm gece
sırtımızda susmayan o anılar, sessizliği anlattılar orada
o sofrada
bir biz;
köklerinden birbirine bağlı dört bacak,
iki yürek, tek yaşanmışlık
şimdi sofranın en ortasında öylece asılı kaldık

tamam mıyız dedi oturanlardan biri;
içerde kalınmış hislere, yapılamamış ilk kavgalara,
barışmak için koşarak geçilen o koridorlara
biz yine birbirimize bakakaldık
sofraya oturduğumuz andaki gibi,
ilk karşılaştığımız hislerle,
köklerimizden bağlandık
sofraya, gözlerimize, hislerimize

şimdi tek bir şey kaldı geriye
tamam mıyız?


Fotoğraf & Şiir: Rana Mengü