Bıll Gates'in Covid-19 Kehaneti Ve Dünyanın İçine Düştüğü Hâl!

13 Nisan 2021

Tüm dünyayı etkisi altına alan bir hayalet Çin'den İtalya'ya, Amerika Birleşik Devletleri'nden Türkiye'ye, tüm ülkelerde dolaşmaya başladı! Corona ailesine ait olan bu yeni virüs, tıp literatüründeki adıyla, COVID-19, dil, din, ırk ayrımı yapmadan çok geniş bir alana yayıldı ve şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı rakamlara göre 2 milyona yakın insanı etkiledi, on binlerce insanın da ölümüne neden oldu.

Ekonomi Politiğin Virüse Etkileri

21. yüzyılda ortaya çıkan ve kapitalizmin en vahşi hâlini aldığı neoliberal politikalar sağlıktan eğitime birçok kamusal hizmetin özelleşmesine ve sosyal devlet anlayışından uzaklaşılmasına neden oldu. Sermayenin sürekli tüketim ve zorunluluk gerektiren bu alanlardaki saldırgan tavrı ilk elden devletlerin kendilerine kaynak yaratması olarak okunsa da bunun böyle olmadığını gördük, görmeye devam ediyoruz. İngiltere gibi "güneş batmayan bir ülke" sağlık sisteminin çökmesiyle birlikte neye uğradığını şaşırdı. Ülkedeki çoğu huzurevi sakinleri ölüme terk edildi. İlk çağlardan bugüne kalan kadim anlatılarda dahi eşine az rastlanacak bir trajediyle karşı karşıyayız. Sürecin gün geçtikçe daha da sertleşeceğinin ve salgının henüz en üst noktasına ulaşmadığının açıklandığı bugünlerde farklı ülkelerden İngiltere örneğine yakın haberler geliyor. Bunlardan en acısı da muhakkak Amerika Birleşik Devletleri'nde açılan toplu mezarlar… Dünya üzerinde yaşayan tüm dinlerde, ölünün gömülmesi önemli bir ritüel ve yine ruh bilimcilerinin makalelerinden okuduğumuz kadarıyla insanlığın acıyla baş etmesi için önemli bir mesele olan defin maalesef bu süreçte bir "hiç" olarak görülmeye başlandı ve ölümler, hak ettikleri etik tavırla anılmak yerine birer "rakam" oldular. Tüm bu yaşananlara sınıfsal perspektifte yaklaştığımızda ölümlerin, toplu mezarların, ölüme terk edilmenin yoksulları ve dezavantajlı grupları daha sert vurduğunu söylemekte bir beis yoktur.

Bill Gates'in 5 Yıl Önceki O Konuşması

Dünyada tüm bu trajedi yaşanırken ve yaşananların bir an önce çözülmesi için sayısız çağrı ve faaliyet devam ederken bu yazıda Bill Gates'in COVID-19 salgını üzerine düşüncelerine ve tavsiyelerine odaklanacağım.

Bill Gates, 2015 yılında yaptığı bir TED X konuşmasında, dünyayı bir sonraki büyük salgına karşı uyarmıştı ve "Önümüzdeki 10 yılda bir şey 10 milyon insanı öldürürse bu muhtemelen savaş değil, oldukça bulaşıcı bir virüs olacaktır," demişti. Gates'in Ebola'nın yine dünya halklarını pençesine aldığı o günlerde yaptığı konuşma ne kadar haklı olduğunu gün yüzüne çıkarıyor. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden birine sahip olan ve dünya üzerindeki en zengin ikinci insan olan Gates'in bu tahayyülü elbette tartışılmayı hak ediyor. Hiç şüphesiz ki kapitalizmin çarklarından biri olan Gates ve şirketinin bu öngörüsü ve hemen akabinde gelişen süreçte yaptığı açıklamalarla Gates, emekçi ve dezavantajlı grupların bir savunucusu olarak yorumlanmamalı. Çünkü biliyoruz ki dünya üzerinde işletilen bir düzen var ve Gates, bu düzenin kendisine sunduğu imkânları da oldukça iyi kullanan ve buradan bir yorum devşiren bir iş insanı, yatırımcı.

Bill Gates Neyi Öngördü?

Gates'in konuşmasında en dikkat çekici nokta şüphesiz, 10 yıl içerisinde gerçekleşecek olan bir salgın hakkında çağrıda bulunmasıydı. Resmi açıklamalara göre 12 Aralık 2019'da Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19, Gates'in öngörüsünü doğruluyor. "Önümüzdeki 10 yılda eğer bir şey 10 milyondan fazla insanın hayatına son verirse bu bir savaştan çok, yüksek derecede hızlı yayılan bir virüs olur. Füzeler değil, mikroplar olur," diyen Gates, şu noktalara da dikkat çekiyor: Önümüzdeki on yıllık zaman dilimlerinde eğer bir şey 10 milyondan fazla insanın hayatına son verirse bu bir savaştan çok, yüksek derecede hızlı yayılan bir virüs olur.

"Bunun bir nedeni de nükleer caydırıcı silahlara büyük yatırım yapmış olmamız. Salgın hastalıkları durdurmak için ise çok az yatırım yaptık. Bir sonraki salgın için hazır değiliz."

İki büyük dünya savaşı, soykırımlar ve katliamlar görmüş insanlık 21. yüzyıla da kanla başladı. Irak'ta, Arap ülkelerinde, Libya'da, Suriye'de yaşananlar alışılagelmiş -savaşa alışmak, ne acı!- savaş anlayışını değiştirdi. Soğuk savaş tecrübesi de yaşamış insanlık; nükleer silahların, üretim tehditlerinin, petrol paylaşımlarındaki kirli anlaşmaların, mülteci tüccarlığının yapıldığı zamanlarda Gates'in bu çağrısına kulak vermeliydi.

COVID-19'u Diğerlerinden Ayıran Özellik


COVID-19, dünya üzerinde görülen diğer virüslerden bir noktada ayrılıyor. O nokta da çok hızlı yayılması ve ölümcül sonuçlara çok hızlı ulaşması. Bugün Dünya Sağlık Örgütü'nün de pandemi ilan ettiği ilk günlerden bu yana yaptığı en önemli çağrı sosyal izolasyondu. Türkiye gibi emek-sermaye çelişkisinin en üst seviyede yaşandığı, insanların hayatlarını günlük kazandığı ve sosyal yardımlar alamadığı bir ülkede sosyal izolasyona uymak elbette zor oldu. Gates yine TED-X'te yaptığı konuşmada şu sözlerle sosyal izolasyona dikkat çekiyor:

"Bulaşıcı hastalığa yakalandığı hâlde kendini iyi hisseden, uçağa binmiş ya da markete gitmiş birinden virüs kapabilirsiniz."

Amerika Birleşik Devletleri'nde çok sayıda insana bulaşan virüs birçok zaafiyeti de ortaya çıkardı. Araştırmacıların açıklamalarına göre, virüs en çok siyahların, Latin Amerikalıların, İspanyolların yaşadığı yoksul mahallelerde görüldü. Sayının çok hızlı artmasının ardından Donald Trump, ciddi bir siyasi tavır göstererek, Çin'i virüsü dünyaya yaymakla suçladı. Trump bu siyasi söylemini literatüre COVID-19 olarak geçen virüsü "Çin Virüsü" olarak adlandırarak salgının insani yönünü başka bir boyutta yansıtarak, savaş yanlısı ve ırkçılığı besleyen bir noktaya taşıdı. Trump bu akıl dışı söylemlerinin ardından Dünya Sağlık Örgütü'ne yapılan fon yardımını kesti. İnsanlığın tek vücut olması gereken zamanlarda Trump'ın söylemlerinin ilerleyen günlerde nasıl bir karşılığı olacağı merak konusu. Bakın, Gates sanki bugünleri önceden görmüş gibi neler söylüyor:

"Virüsün kaynağı Ebola gibi doğal bir salgın da olabilir ya da bir biyoterörizm de olabilir."

Salgının yoksulları ve dezavantajlı grupları vurduğunu söylemiştik. Sağlık sektörünün belli başlı tekellerin elinde olduğunu bilerek yola çıktığımızda dünyada yaşananlara bakmakta fayda var. Siyasi bir oluşum olan Avrupa 32 İnceleme Birliği, uzun zamandır ekonomik krizlerle mücadele ediyor. 2008 ekonomik krizinin en ağır hissedildiği ülkelerin başında gelen İspanya ve İtalya salgında en çok hasar alan ülkelerden oldu. Özellikle İtalya salgının günbegün yayıldığını, yalnız bırakıldığını ve Avrupa Birliği'nin yeterli yardımda bulunmadığını iddia ediyor.

Bu noktada elbette süreçten en çok etkilenenler insanlar oldu. Çünkü bahsi geçen her iki ülkede de sağlık sistemleri çökmüş vaziyette. Yeterli yoğun bakım ve solunum cihazının olmaması doktorları yaşlılarla gençler arasında bir seçim yapmaya kadar itti. İnsanlar sadece yaşlı oldukları için ölüme terk edildiler! Peki, 50 yılı aşkın süredir birlikte ekonomi politik tavır alan bu ülkeler hazinelerindeki milyarlarca euro para ile ne gibi yatırımlar yaptılar? Elbette bu sorunun yanıtı geniş ve uzun ama şunu görebiliyoruz ki sağlık alanında sınıfta kaldıkları aşikâr… Gates, sağlık sisteminin geliştirilmesi için şu uyarılarda bulunuyor:

"Öncelikle yoksul ülkelerde güçlü bir sağlık sistemine kurulmasına ihtiyacımız var. Tıbbi ekiplerle, eğitimli ve yardıma hazır bir sürü insana, ordunun birliğine ihtiyacımız var.

Simülasyonlar yapmamız gerekiyor. Savaş oyunları değil bakteri oyunları. Böylece hangi alanda zayıf olduğumuzu anlarız. ABD'de yapılan son bakteri oyunu 2001'den önceydi ve çok iyi sonuçlanmadı."

Salgın ve Ekonomi

Küresel olarak etkilerini gördüğümüz bu salgının bir diğer noktası da ekonomi… Çoğu ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve ekonomik önlem paketleri açıklandı. Genel olarak açıklanan ekonomi paketlerine baktığımızda sermayeden yana bir tavır alındığını görmek mümkün. İşçi ve emekçiler için günü kurtaran önlemler açıklanırken sermaye sınıfı için daha uzun soluklu bir "kurtarma" paketi düşünülüyor.

Henüz bunları tartışmak için gerekli koşulların oluşmadığını ve toplumsal bilincin o düzeye ulaşmadığını belirterek, "komünizm" tartışmalarına da bakmak gerekli. Çin'de ne kadar Ortodoks bir komünizm olmasa da devletin üretim araçlarını elinde bulundurması serbest piyasanın kan emiciliğini halklardan uzak tutuyor. Keza, sosyalist Küba'yı da bu tartışmaya katabiliriz. Her iki ülke de kendi ülkelerinde salgın önlemlerini aldıktan sonra dünya halklarının yardımına koştu. Ekonomilerindeki bu önlemli yaklaşım dayanışma imkânı sağladı. Peki dünyada süreç nasıl ilerleyecek? Uzmanlar, dünya genelinde ekonominin küçüleceğini belirtiyor. Fed'in açıkladığı son rakamlar da bunun göstergesi… Küçülen ekonomilerin karşılığının yine emekçilerden çıkacağının bilincindeyiz.

Gates, küresel krize ilişkin olarak şu uyarılarda bulunuyor:

"Dünya Bankası'nın tahminlerine göre, küresel bir nezle salgını olması hâlinde dünya genelinde malvarlığı 3 trilyon doların altına inecek ve milyonlarca ölüm gerçekleşecek."

Yaklaşık 5 aylık pandemi sürecinde Gates'in öngörülerinin çok ötesine geçen bir ekonomik küçülmeyle karşı karşıyayız ve asıl kriz henüz başlamadı!

Bill Gates'ten Aşı Fonu

Dünyanın birçok ülkesinde bilim insanları aşı için çalışmalarını sürdürüyor. 5 yıl önce yaptığı konuşmayla bugünlere dikkat çeken Gates de çalışmaları yakından izlediğini belirtti. Aşı çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Gates COVID-19 salgınının insanların hayatları boyunca yaşayabileceği en büyük olay olduğunu vurgulayarak aşı için milyarlarca dolar fon sağladığını ifade etti. İnsanlara önemli bir uyarıda bulunan Bill Gates, COVID-19 salgını gibi büyük bir salgının her 20 yılda bir yaşanabileceğini söyledi. Salgın nedeniyle harcanan paranın nelerle karşı karşıya olduğumuz düşünüldüğünde oldukça küçük bir bedel olduğunu belirten Gates, insanların artık durumun ciddiyetini anladığını ve hükümetlerin virüs salgınlarını öncelikleri hâline getirmelerini istediğini vurguladı.

Bilim dünyası aşı çalışmalarının 18-24 ay içerisinde sonuç vereceği belirtiliyor. Bu süreçte insanlığın neler yaşayacağı ise henüz muamma. Hep birlikte göreceğiz…Umalım ki, olabildiğince az can kaybıyla bu süreci atlatırız. Unutulmamalı ki dayanışma yaşatır. Bazen uzaktan da olsa…

Son söz olarak bir teşekkür de dünyanın bütün sağlık emekçilerine… Zor zamanlardaki direnç ve azimleri için, tüm insanlık adına…

Anıl Mert Özsoy
KAFKAOKUR Dergisi, Mayıs 2020.
Çizim: Eren Caner Polat