Sisifos Ve Kederi

4 Mart 2021


Boynuma bir silah dayanmışken baş kaldıramam ve bu silah bir keman.

Benimkinin ismi Samsara. Dünya demek. Dünyanın binbir halini de taşır, kendi taşıdığı yetmezmiş gibi bir de bana taşıtır. Kendisi birazcık bencildir, şımarıklığıyla ve güzelliğiyle affedileceğini bilir. Parmaklarım yorulduğunda suç genelde bana kalır. teli kopup yüzüme çarptığında hatalı benim. Ben kim miyim? Sisifos... Dünyayı önüme katmışım ve ne zaman tepede hissetsem baştan başlarım. Satırların arasında gezinen bir çift göz gibi. Ne zaman satır sonuna gelsem idamımı baştan alırım.

Ne zaman kaçıp kurtulmaya çalışsam sesi kulaklarımda yankılanan, bu ağaçtan kopmuş dal idamımı istiyor. Kaçıp kurtulmayı gerçekten istediğim de meçhul aslında. Gam'a alışan parmaklarım kederden kurtulamıyor. ne zaman kemandan uzaklaşsa bir kağıt-kalem arıyorlar. Galiba artık ben bir köleyim. Hayır, kesinlikle bir köleyim.

Büyük hatalar yapıyorum, misal sol diye diyezini basmak gibi. Ve la telinin boynunu sıktığım anda pişman oluyorum. Belki de bir müzik değildir bu kadar zorlukla çıkan bir ses. Cefasını ve cezasını üstüme atıyor.

Ben kemanımın kalp atışını dinliyorum. 4-4'lük ama bir eksiklik var. Benden mi kaynaklanıyor? Paganini'nin parmakları kadar hak etmesem de bir hissem vardır umarım. En azından hislerim var.

Bir köprüsü var, benim parmaklarımla köprücük kemiğim arasında. Dört damar bile diyebilirim aslında. Ya da birbirine paralel dört halat. Bir gemiciyi karaya bağlayacak kadar güçlü ve denizi özletecek kadar pranga.

Bir kemanın anatomisine çalışıyorum şu sıralar. Ne zaman kalbinin durduğunu hissetsem yayımla bir masaj yapıyorum. Tekrar sesi soluğu çıkmaya başlıyor. Ben bu dünyanın kederinden kurtulamıyorum!

Esmanur Güntay