Sen İyisi Mi Yaz!

21 Mart 2021


…Okurdu elbette. Her bir cümlesini dikkatle, beni bildiği halde benden hala bir parça yakalamak ister gibi. Yanlış anlarsa gelip sorardı her bir satırı. Anlatırken masal dinleyen bir çocuk gibi dinlerdi. Kalemimden çıkan her bir harf madendi onun için. Onun okuduğunu ve değer verdiğini bildiğim için, daha da iyi yazmaya çalışırdım. En derinleri görürdü, bakmaktan korkmaz ve bir an olsun sıkılmazdı. Sevginin her parçayı eşit sevmek olduğunu öğretmişti bana. Bazen bir şey yazar, beğenmez ve buruşturur masanın üzerine bırakırdım. Sonra onları bile okuduğunu görürdüm. Başaramadıklarıma ve yarım bıraktıklarıma bile değer verirdi. Onun sayesinde yazdım, onun sayesinde hatalarımı gördüm. Şimdi dönüp otuz yıllık geçmişimize bakınca gördüğüm, o varken inşa ettiğim tüm parçaların üstünde onun kokusu olduğu. Bundandır, hiçbir zaman sitem etmedim görmediklerine. Gösterdiklerimin hepsini, kendininmiş gibi sahiplenirdi çünkü.

Bir gün bir tartışmamız oldu, ben kendimi bir türlü anlatamamış ister istemez kırmıştım onu. Önce bir durdu, kırıldığını belli etmemek için dikleştirdi sırtını. Sonra hızla içeri gitti. Gitmesinden çok korkardım, o an çok kötü hissettim kendimi. Sonra bir baktım bir kağıt bir kalem geldi içeriden. Önümdeki masaya bıraktı. En iyisi mi sen böyle anlat bana, dedi. O, onu kırdığımda bile bir parçamı bana tutuşturma isteğiyle gelmişti karşıma. O gece oturdum yazdım her şeyi. Sonra tartışmadık hiç. Ne zaman biraz gerilsek, bir kağıt kalem getirir sen iyisi mi yaz derdi. Şimdi içinden çıkamadığım ne olursa oturur yazarım. Umudu da yazarım, umutsuzluğu da. Bilirim en iyi bildiğim yol bu benim. Ve şimdi ne zaman biri gelip bana yazdığım bir şeyle ilgili bir şey sorsa, onun sen iyisi mi yaz deyişini hatırlarım.

Otuz yıl sürdü evliliğimiz. Onu birbirimizi tanımakla, birkaçı kırmakla, ama çoğu sevmekle geçti. Son gecesinde sımsıkı tutmuştu elimi. O, bu hayatta bana en çok destek olan arkadaşımdı. Sırdaşımdı. En kötü yanlarımı bile korkmadan anlatmıştım ona. Bana hiçbir sarılmasında bir an tereddüt yoktu. Şimdi sizler, yazdıklarımı okuduğunuzda benimle ilgili övgüler yerleştiriyorsunuz kafanızda. Ama bilin, kalbimdeki tüm övgüleri hak eden her zaman oydu. Bir insanı sevmek onu görebilmekle başlardı, bu yüzden hiçbir dargınlık bırakmadı arkasında. Çünkü bilirdim, birbirimizi anlamasak bile görme isteğimizden vazgeçmezdik hiç. Gideli on yıl oluyor. Şimdi ne zaman birine bir şeyi anlatamasam, ne zaman bir şeyi söyleyemesem kendime sen iyisi mi yaz der, kenara çekilirim. Beni ben yapan bu oldu yıllarca, hala bir kırığımı bile bununla toplarım ben. Bu yüzden, beni ben yaptığı için ona her gece teşekkür eder, beni bir yerlerde görüp hala çok sevdiğini ve sen iyisi mi yaz dediğini bilirim.

Hazal Kebabci