Papatya Fallarının Merakı

24 Mart 2021

Aşk'a yazılan cümleler bunlar. Bir çocuk, bir yer, bir adam, bir kadın, bir mevsim, bir görüntü zihninin bir yerinde kalan belki ve belki de bir hayal olan. Öznesi yalnızca karnındaki sancı olan. Hissettiğinin ta kendisi.
Sen nereden bileceksin ki ne hissettiğimi?
Hem yağmurlar yağıyor kalbime, hem bir güneş doğuyor, kamaşıyor yüreğimin gözleri.
Görünmüyor gerçekler o zaman ve gizleniyor şavkında, senin yanında doğan güneşin.
Seni dinlerken damarlarımdan geçiyor gibi kelimeler.
İhtiyaç duyduğum kan gibi ve damarımı yırtıp geçer gibi.
Gerçekliğini sorgulamaktan duyduklarımın, rüzgârına kapılamıyorum.
Kemanın sesi gibi hayallerin; huzuru ve hüznü bir arada hissettin mi hiç?
Durduk yere sebepsiz kızdın mı en şefkat beslediğine?
Her gün yere düşer hayallerim yanında, rüzgârını yitirmiş uçurtma gibi ya da bir yağmur tanesi.
Ve her sabah yeniden doğuyorum sesine kavuşma umuduyla.
Kekeme hayaller gerçek olur mu dersin?
Duyduğum en güzel melodi sesin
Ve gördüğüm en derin göz bebekleri.
Tehlikeyi en çok hissettiğin yerle en güvendiğin yerin aynı olduğunu bildin mi hiç?
Kaçmak istediğin hâlde ayak parmaklarını sokar gibi çamurun dibine dibine.
Çok mu karamsar geldi söylediklerim? Hâlbuki ne büyük bir aşk.
Yanında deli gibi gülüp, uzaklaştığında güldüğüne ağlamak nedir bilir misin?
Dalgalı bir deniz gibi aşk. Korkmalı insan yapabileceklerinden, kıyıya vurmak ya da boğulmak...
Hem sensiz olmazmış gibi hem de sensiz daha güzel yaşanır gibi hayat.
Öyle bir ilahi rastlantının sonucu...
Öyle bir 'daha önceden tanıyordum sanki' hâli, öyle bir 'daha önceden görmüştüm' hâli...
Deliliğin, kuralsızlığın, kendine özgü hâlin, sınırların, sınırlarım, geçmişin geçmişim...
Kalbim camdan yanında, kırılmaya bir kala ama bir o kadar güçlü, aydınlık, temiz...
Hayatıma giren ateş böceği misali; gece vakti aydınlatan, dokununca yakan,
Ulaşılamayan, uzaktan büyüleyici, yanına gelince kaçan.
Ben bilirim her düşündüğünü söylemediğini, zamanını beklediğini, büyüttüğünü içinde, yeşerttiğini.
Ben bilirim, önce kendine itiraf edip sonra bana döktüğünü içini.
Ben en çok neyi bilirim biliyor musun?
Seni kaybetmeyeceğimi.
Cızırtılı plak gibi söylenir dururum, dinlediklerimi duymadan.
Bunlar hep aşktan...
En cesur karar, en güzel yağmur, en güzel kar, en güzel yaprak düşen dalından...
"Yüzümdeki gözyaşının izleri, onlar bile güzel," diyor şu an Zerrin.
Gözyaşın da bitmesin, gülüşün de
Sen bana haykır, ben sana
Bir çığır, bir fırtına birlikte yürüdüğüm
Beklemelere doyamayan, kavuşmalara hasret, sımsıkı sarsın aşk, her gün yeniden ve her şeye rağmen...
Aşk; mayıs kadar temiz, haziran kadar kırmızı, eylül kadar sarı, kış kadar beyaz.
Özletir, bekletir, sabrettirir,
Belki de kahrettirir...


Deniz Barut
KAFKAOKUR Dergisi, Mart 2020.
Çizim: Yeliz Akın