LEONARDO DA VINCI'DE SANAT VE BİLİM ETKİLEŞİMİ

1 Mart 2021

Leonardo da Vinci’nin çalışmalarını izlerken bilimle sanat arasındaki keskin sınırın belirsizleştiğini görebiliriz. Leonardo’nun eserlerini anlamak için, onun idealindeki resmi yapmak amacıyla önce incelemeye, sonra bilmeye ve ardından yansıtmaya dayalı uzun bir süreci benimsediğini kavramak gerekir. Evrenin yasalarını kavramak, insan ve doğanın işleyişini çözümlemek yeni şeyler yaratabilmenin özünü oluşturur. Sanatçının bilgiye olan sonsuz ilgi ve arzusu Aristoteles’in entelekya dediği, hakikate ve bireysel olgunluğa odaklanmasını sağladı. Doğa ve sanatla meşgul olan zihni, tam bilinmeyen bir bedenin resminin tam bitmemiş olacağı fikrindeydi. İnsan vücudunun yapısını anlamaya olan tutkusu onu, cesetleri parçalara ayırmaya ve ilk anatomik çizimlerini yapmaya yönlendirmiştir. Leonardo, o dönem için şaşırtıcı olan bu deneysel yaklaşımlarını, bilim adamlarının hâlâ otorite olarak antik Yunan ve Roma yazarlarını (M.S. I. ve II. yy. Dioscorides ve Galen) gördükleri zamanlar geliştirdi. Leonardo için gerçek bilgi duyularla edinilecek, gözlemlenecek ilk elden kişisel deneyimdi.
EL YAZMALARI
Sanatçının; Codex Madrid, Codex Atlanticus, Codex Leicester, Codex Arundel, Codex Hammer, Codex Windsor, Codex Ashburnham, Codex Trivulziano, Codex Turin (ucelli et altre cose), Codex Forster gibi pek çok el yazması bulunmaktadır. Gerçekliğe duyduğu meraktan ötürü defterleri sıra gözetmeksizin farklı konularla bezelidir. Aynadan okunabilen bu notlar sağdan sola yazılmıştır. Bu defterlerdeki ilk resimler 1475 tarihinde Leonardo henüz 23 yaşındayken başlar. Bu eserler, hem bilimsel hem sanatsal yanlar içerir. Sol eliyle yazan Leonardo’nun el yazmalarında noktalama yoktur. Çizimlerle dolu el yazmalarında, anatomiden fiziğe, optikten mimariye farklı alanlardan çeşitli konular ele alınmıştır. Sanatçı, yalnızca “nasıl” sorusuyla ilgilenmez. Görüntüye ve dış yapının tasvirine dayalı cevaplar sunan bu sorunun yanı sıra görevsel ve içe dair cevaplar sunan “niçin” sorusuyla da ilgilenir. Bu soruların cevapları çizimlerle ve yazılarla defterinde yer almıştır. Dük Muro’ya yazdığı mektubunda kendisine on konuda hizmet edebileceğini belirtmiştir. Bunlardan dokuzu mühendislik bilgileriyle ilgilidir. İlginçtir ki, onuncu konu plastik sanatlardır. Bilime olan merakı zaman zaman onun sanatını sekteye uğratmıştır. Doğayı gözlemleyip yeni şeyler tasarlaması sonucu aldığı siparişleri yetiştirememiştir. Aziz Hieronymus resmi bu duruma örnektir. Sanatçı olarak bıraktıkları, bilim adına bıraktıklarına oranla daha azdır.

BİRİNCİ ELDEN DENEYİM
Sanatçı, gerçeği hem bilimde hem de sanatta aramıştır. Boya hazırlayıp kullanırken yeni medyumlar denediğini, resmini kurutmak için ateş yaktığını, boya ezme sistemleri tasarladığını biliyoruz. Onun bu araştırmaları bilim alanındaki deneysel yönünü sanat alanına da kaydırdığını açıkça ortaya koyar. Kumaşları birebir betimlemek için bile büyük çaba sarf etmiştir. Üzerine ıslak toprak sürülmüş kumaşlara kil model üzerinde şekil verip kuruttuktan sonra inceleyerek onları bu şekilde resimlemiştir.

İnsan bedeni ve tepkileri ile ilgilenen Leonardo beden üzerine anatomik araştırmalarından da yararlanarak her durumdaki insan betiminin farklılığını resimlerinde yakalayabilmeyi başarmıştır. Fizyonomi ustasıdır. Son Akşam Yemeği resminde havarilerin tepkileri tamamıyla kendine has ve özneldir. Bunu başarmak hem keskin bir gözlemi, hem sağlam anatomik bilgiyi, hem de psikolojik tepkileri resimsel olarak yansıtma becerisini gerektirir. Bakire Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna ile Birlikte resminde de doğa gözleminden kaynaklandığı varsayılan bir kurgulama görülmektedir. Kayalıklar içindeki girift figür topluluğu, dalları birbirinin içinden geçen bir bitkiyi ya da dış formuyla kayalıkları anımsatır. Kadavra incelemeleri, ışığın yansıma kanunlarının araştırılması, kontak lens denemeleri, kanının dolaşımı, optik, görme edimi ve renk perspektifi üzerine araştırmaları kuşkusuz bilimi ve sanatı bir araya getiren, ikisine de hizmet eden birinci elden deneylerdi. Fotoğraf makinasının icadına giden yolu açan sanatçı bu deneyiyle hem bilimi hem sanatı pek çok bakımdan etkileyecek olduğunu belki de bilmiyordu.
PARÇA VE BÜTÜN
Leonardo’ya göre makine icat etmek, resim için eskiz yapmak, anatomiyi incelemek, evreni kopyalamak benzer şeylerdi. Hepsinde her öğeyi parçalarına ayırıp özelde evrenseli aramak gerekiyordu. Anatomik araştırmaları bu arzunun bir ürünüdür. Sanatçının altın oranlı Vitruvius adamı, parça ile bütün ilişkisini aradığı sanatsal ve bilimsel yönler içeren bir eseridir. Leonardo, doğaya ve nesnelere duyduğu ilgiyi, onları incelemek, onlara hâkim olmak ve yeniden üretmek için olan sonsuz arzusuyla birleştirmişti. Her şeyden önce anatomik çalışmaları uzun süre tıp bilimine kaynaklık etmiştir. Leonardo’nun gözünde sanatı sadece yaratıcı düşüncenin, felsefeyi soyut düşüncenin, bilimi deneyin ürünü varsayarak birbirinden koparmak ve ayrı tutmak yanlıştı. Leonardo farklı boyutlarda da olsa hepsinde yaratıcı imgelemin, bilginin, soyut düşüncenin ve deneyin payı olduğunu düşünmekteydi.
SON OLARAK
Bilim adına bir tarafta olmayı kabullenmeyen bir sanatçıdır Leonardo. Kendi koruyucusunu kovan ve Vitruvius çevirmeni yakın arkadaşı Iacomo Andrea’yı öldüren Fransızlardan sipariş bekler, daha sonra onlarla çalışır. Venediklileri, Osmanlı saldırılarından korumak için savunma sistemleri üzerinde çalışırken bir yandan, Osmanlı sultanı için iki yakayı bağlayacak bir köprü planı sunar. Bu, onun aslında himayesinde olduğu kişilerden çok evrensel bir amaca hizmet ettiğinin göstergesidir. Arazilerin haritalarının çıkarılması, alternatif hareketin sürekli harekete dönüşmesi, top güllesinin yolunun eğriliği, fosiller üzerinden yer kabuğunun değişiminin gözlenmesi gibi evrene, onun değişimine ve yasalarına dair ayrıntıları deneyler aracılığıyla sorgulamak ancak bilimi, sanatı, evreni ve insanı kendi ilişkileri içinde bir bütün olarak kavrayan özel bir sanatçının merakının sonucu olabilir. Zamanında Leonardo’nun araştırmacı kişiliğinin ve hayal gücünün benzerine yaklaşabilenler günümüzün yenilikçi sanatçıları olarak yerlerini almaktadırlar. Tüm sanatçılar için tek yönlü olmayı reddeden hâliyle Leonardo, ışığından yararlanılması gereken bir sanatçıdır.

*Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan (Aralık 2009, Cilt:11 Sayı:2) "Leonardo da Vinci'de Sanat, Bilim ve Etkileşimi" başlıklı makalenin kısaltılmış ve yeniden düzenlenmiş hâlidir.

Deniz Bayav
KAFKAOKUR Dergisi, Aralık 2018.