İHANETLER GÜNAHKÂRLARIN DEJAVUSUDUR

10 Mart 2021

Düşüyor omuzlarım tutturduğum bedenden, kırılıyor mandallar ve kopuyor ipleri balkonların. Bu eve binbir yalanla gelsen de, birine inanabilmiş olmakla avunurdum. Birini asabilmekle avunurdum duvarıma. Senin yörüngende dönen bir dünya kıyameti bekliyor içimde ve olası tüm felaketler adına sevgiyi emanetin diye taşıyorum hâlâ. Çağrıları cevapsız kalmış bir merhabanın yankısını dinliyorum. Baksana, gitsem de kalıyorum ben bu evde. Kabuklarımı soyunca geride kalan çıplaklığım, kimseye tutunmak istemeyen ama herkese temas etmiş bir et yığınından ibaret.

Bana sevmeyi unutmadığımı hatırlatan bir tanrının antitez kullarına inat, ihanetler kazıyorum vücuduma. Vazgeçişin inadında sarılıyorum başka bedenlere, vazgeçişin koynunda sabahlıyorum. Senin gibi seviyorlar, bazen senden daha çok. Bir boşluk, sessizlik, yabancı bir koku ve baş dönmeleri. Tanıdık dönüşler, sağ tarafta uyuyamamalar ve çıkıp gitmeler sabahları. Koridorlar boşluğun o ince sessizliğini uğulduyor odama, "ben seni ararım"larınçalmayan telefonları hâlâ aynı. Başka bir kıyıya geçmek için kâğıttan gemiler katlamaktan ne zaman vazgeçeceğimi soruyorum kendime. Bak diyorum, an geliyor sabaha Melis Öcal kadar sevilmeler kapatıyor pencerelerini, an geliyor süreğen bir boşluğa tutunmaya çalışmanın acizliği kilitliyor kapılarını ve yarını sorgulayan bir melek uyuyakalıyor omzunda. Tutunma telaşındayım hâlâ ve çarptığım yere sarılıyorum artık, düştüğüm yeri öpüyorum, doğum sanıyorum her sancımı. Duvarlarıma çarpıp yine bana dönen sesleri susturamıyor aklım. Tek bir ben kalışıma, sende bir ben bulamayışıma. Kuşkusu, sorgusu olmayan adımlarla yürüyorum sana yine de. Sana giden yolda sensiz oluşuma ver güçlülüğümü. Onlarca omuza dayanıp tek bir omuzda uyuyabilmek benimkisi. Kızma bana, affet yenik düştüğüm bu kırılganlığımı. İnanmadığım tüm tanrıların yerine bu kez sen affet beni. Birbirimize gelebilmek için gidiyoruz birbirimizden, ardına bir başlangıç tutuşturabilmek için boyun eğiyoruz sona. Tüm bu başkalarına tutunma çabamı sana çalan, senden kalmış ve silinmeye yüz tutmuş bir anıyı yad etmek için attığım yenik adımlarımdan say. Eksikliğinin yerine doğurduğum umudu tek başıma büyütmenin ağırlığında ezilişimi, yetim bıraktığını bir de benim öksüz bırakışımı bağışla. İhanetler günahkârların dejavusudur, tek bir ben kalışıma sende bir ben bulamayışıma ver soluk bir yarayla lekelediğim resmimizi.

Hazal Kebabci
KAFKAOKUR, Kasım 2019.
Çizim: Melis Öcal