HAGIA: Dijital Motifler ve Anadolu

27 Mart 2021


Öncelikle kendinden ve sanat serüveninden bahseder misin?

İsmim Sedat. 2019 ODTÜ ve New York State University mezunuyum. Yaklaşık 2,5 yıldır sanat dünyasına çok ilgili ve yakınım. Ankara'da geleneksel bir mahallede ama hiç geleneksel olmayan bir ailede büyüdüm. Babam Malatya'dan gelen bir ailenin çocuğu, annem ise Malezya'dan Türkiye'ye gelen bir diplomat kızı. Ortak noktası sadece ODTÜ olan iki insanın en küçük çocuğu olarak büyüdüm.

Sanat serüvenime gelirsek, çocukluğumdan beri, "farklılığın güç olduğunu" öğrenerek büyüdüm ve bence bunun sanata bakışıma çok etkisi var. Yaşım ilerledikçe, farklılık denen şeyin aslında çok elastik bir kavram olduğunu fark ettim.Kişisel ve toplumsal olarak çok farklı anlamlar içeren...

Farklılığın ve farklı düşünmenin güçlendirildiği dünyanın, en çok sanat dünyası olduğunu üniversite yıllarımda keşfettim. Sanat serüvenimin çocuk yaştaki öğretilerimin, gerçek dünyada karşılık bulması olduğunu söyleyebilirim.

Hagia projesi ne zaman ve nasıl başladı?

Hagia projesi 2 yıl önce, Ankara'da küçük bir kilim atölyesinde bir hayal, bir düşünce olarak başladı. Sonrasında da etrafında çok değerli sanatçıları ve tasarım topluluklarını topladı diyebilirim.

Şu anda da Hagia ekibinde olan sanatçı arkadaşlarımla bu serüven boyunca sürekli olarak Hagia'nın değerlerini oturtmak için sabaha kadar araştırmalar ve konuşmalar yaptık. Özellikle Hagia ekibimizden olan arkadaşlarımla -Nilay Kırıcı, Taha Celal Yıldırım, Sude Akkaya, Barış Buhar, Arda Saraçoğlu ve Kıvanç Gümüş- Hagia'nın bugün olduğu yerde olması için gece-gündüz kafa patlatıp, araştırmalar yaptık.

Daha sonra farkettik ki, aslında her gün yanından geçtiğimiz, üzerine bastığımız ya da hep yanında durduğumuz güzelliklerin farkına varmamışız. Şehirlere ve insanlara motifleri biraz daha farklı açılardan açıklamaya ve göstermeye başladık.

Kısaca şöyle açıklayabilirim: Hagia olarak şehirlere baktığımızda onları kocaman bir havuz gibi görüyoruz ancak bu havuzun her damlasının kendine özgü bir hikayesi olduğunu ayrıca güzelliğini de içerisinde barındırdığını farkettik. Aynı motifler gibi ya da aynı şehirlerin içindeki insanlar gibi.

Ancak bu hikayelerin ve bu güzelliklerin de her gün okuduğumuz medya araçlarında ya da haberlerde pek yer bulamadığını gördük çünkü bizce bu hikayeler şehirlerin ya da mekanların tam içlerinden ve tüm samimiyetiyle oluşmuş, yaşanmış hikayeler...

Daha sonra bu hikayeleri ve motifleri kendi büyüdüğümüz dijital dünya formuna çekip, bu güzelliklerin bir de dijital dünyada fark edilmesini sağlamayı kendimize görev edindik.










Projenin ileriye dönük hedeflerinden bahseder misin?

Hagia olarak ileriye dönük hedefimiz "küresel ortak bir simge" haline gelmek.

Bunun için de kendimize "Beyaz Güvercin" temsilini benimsedik ve 21.yy'ın beyaz güvercini olma görevini kendimize verdik.

Kısaca beyaz güvercinin hikayesini anlatmak gerekirse;

Altay yazıtlarına göre "Beyaz Güvercin" iyi haber ve umudun sembolüdür. Yazıtlarda bahsedilen "Büyük Tufan" ile beraber yeryüzü harabeye dönmüştür. Ancak yeryüzünün tekrardan yaşanabilir olduğunun haberini beyaz güvercin ağzında zeytin dalı getirerek verir.

Bu değere benzer olarak İncil'de de bir kesit geçmektedir. Hz. Nuh, denizlerin dünyadan çekildiğini ve artık karaya çıkarılabilir olduğu haberini bir "güvercinden" alır. Biz de bunu 21.yy’a harmanlayıp, 21.yy beyaz güvercini olmak istiyoruz aslında. Hikayelerimiz ve motiflerimizden, dünyanın çeşitli yerlerinden ve kişilerinden oluşturup, küresel ortak değer olmayı amaçlıyoruz.

Son dönemde artan dijital sanat, NFT dünyasında Hagia'yı nerede görüyorsunuz ve bununla ilgili planlarınız var mı?

Tabi ki var, hatta Hagia olarak ekibimizle yaklaşık 5 aydır NFT üzerine çalışmalar yapıyoruz. Şu anda birçok sitede hesaplarımız var ve oluşturduğumuz motifleri de sergilemeye başladık.

Farklı olarak biz NFT'ye bir topluluk olarak bakıyoruz. Orda üretim yapıp, bakış açılarını dijital ortama taşımaya çalışan herkes ile ortak noktalarda kesiştiğimizi düşünüyoruz.

Tek başımıza Hagia adı altında üretim yapıp NFT'leştirmek yerine, farklı farklı dijital sanatçıyla beraber çalışarak, yaratıcılık ve hikaye anlatıcılık özelliklerinin limitlerini zorlamaya ve birliktelik yaratmaya çalışıyoruz.

NFT dünyası bence bizim gibi sanatçılar için çok güzel bir oluşum. Kocaman bir aile ve herkes gerçekten çok dost canlısı ve sıcak. Umarız hep böyle kalır.

Çok teşekkür ederim.

Nisan itibariyle her ay 2 Hagia motif hikayesi kafkaokur.com'da olacak. Projenin çalışmalarını yakından takip etmek için: HagiaOfficial

Röportaj: Emircan Kablan