Boşluk

25 Mart 2021


Gel desen koşacak gelecek medeniyetler,
Yıkılacak kaleler,
Yeniden ve yeniden yeşerecek toprağında
Ve ekseriyetle doğrultusunda aynı toprağın hayata tutunuşuyla
Aynı anda kendisiyle sınanışıyla
Belki krallıklar belki demokrasiler
Hüküm bulacak hükmünün eşliğinde tüm akışkanlığıyla
Yarına bulanmışlığıyla.


Şimdi kalelerin kapıları örtülü
Ve tek başınasın bilincindeyim akışında zamanın,
İsyanındasın mekanın.
Kendine örttüğün o kapılardan çıkar bir başını yakala,
Gün dönümünden meydana doğru atlılar birbirini kovalamakta.
Sırtlarında bir düzine ok, kalplerinde sonsuz bir korkusuzlukla.
Okları göğsüne sarmala,
Sana saplanmasa da döne dolaşa bulacak uzuvlarında
Tek bir oyuk dahi olsa da,
Kavuşacak sonsuzluğa,
Bulanacak mutsuzluğa.

Çünkü mutluluk öyle soyut ve umarsız bir ikilem ki
Kayar gider tutsan avuçlarından,
Sıyrılır gider var oluşunu tutturduğun o mekandan.
Yolun sonu şimdi, dön bak bir o çok güvendiğin medeniyete,
Damarlarında mevcudiyet sağlayan daim bir ümitsizlikse
Gerçeği de budur bu işin,
İster ağıtlar yak olurlara, olmazlara
Tükenmeyecek azizliği hakikatin
Yum gözlerini içinde bu hazinliğin.
Ezilirken soluk almanın bin bir yükü altında
Ciğerlerini dolduracak bir duman ara
Etrafını saran o kallavi boşlukta.


Elif Başaran