Sevgi Unutulmuş Bir Aforizmadır

18 Şubat 2021

Şefkatin, insanın en çok da kendisine vermesi gerektiği bir şey olduğunu anlıyorum. Anlıyorum çünkü, kayalıkların arasına sıkışıp kaldığında bir dalgaya inanıp onu beklemekten başka bir çaren yok.

Sahip olduklarım, yaşadıklarım, yaşattıklarım, hissettiklerim, düşündüklerim… Bir bütünüm, basit ama yanlış yerden baktığımda karmakarışık. Belki de bu yüzden hiç vazgeçmiyorum kendimden, yanlış yerden baktığımda da gözükse, karman çorman bir şeyler var orada bir yerde. Vazgeçmiyorum, çünkü yalnızca ben görebiliyorum, yalnızca ben anlayabiliyorum. İnsanın kendi yanında olmaktan başka çaresi yok.

Keşke kendime gösterdiğim o devasa dünyayı başkalarına da aynı şekilde göstermeyi bilseydim. Korkmadan, tedirgin olmadan; bak bunlar benim güçlülerim, bunlar zayıflarım ama hepsi benim. Bana ait, bana özgü. Üzüntülerimi kalbimin en derininde hissettiğim için kolayca ağlayabildiğimi ama bunun bir zayıflık değil, bana özgü bir şey, benden bir parça olduğunu gösterebilseydim. Güçsüzlükten, kırılmaktan, üzülmekten kaçmadığımı, kaçmak istemediğimi çünkü kendimi ne kadar yıpratsam da toparlayacağımdan adım gibi emin olduğum için yaptığımı gösterebilseydim. Hiçbir hissi, iyi de olsa kötü de olsa reddetmediğimi, çünkü o an ya da o dönem adına her ne derseniz, bir kez hissetmeye başladıysam hissetmeye ihtiyacım olduğu için yaptığımı gösterebilseydim. Kendim olduğum için özür dilemek zorunda olmasaydım eğer tüm bunların değil, ben kendimi tanıyorken başkalarına yabancı olmanın verdiği ağırlığı anlatırdım. Ama söz konusu bunlar değil, algıların ve tabuların dışına çıkan her adım yanlış kabul ediliyor dünyada. İnsanın yine kendi yanında olmaktan başka çaresi yok.

Değiştiğimi görüyorum, evrildiğimi; olmak istediğim kişiye adım adım yaklaştığımı ama bunun, bu yolda istemediğim kişi olduğumu ifade etmediğini. Hataları bulmak, doğruyu bulabilmek için en basit yoldur yazıyordu bir kitapta. Çünkü hepsini bildiğinizde, hepsini gördüğünüzde doğrunun gerçekten doğru olduğunu, bir ispat üzerinden, tümevarımla bulmuş oluyordunuz. Biriktirdiğim her şey, bir adım daha atmam için güç bana.

Görülen ve duyulan. Ardına geçilmeyen bir odayı kapısına bakarak tasvir etmekten başka hiçbir şey değil. Kapılara alışkınım, basite indirgenmeye de. Basite indirgenmek demişken, bazen yanlış açıdan bakmak çok daha iyi bir seçenek olabiliyor belki de. Kabul et ve geç. Dünyan dönmeye devam ediyor, o dünyanın hala senin olduğunu gerçeğini hiçbir şey değiştiremiyor. İnsanın yine kendi yanında olmaktan başka çaresi yok.

Şefkat demişken, bunların yanı sıra sevgi de var. İçimde hiçbir zaman değeri düşmeyen, ben ben olduğum sürece hep anahtar olacak bir his. Ben sevginin her şeye yetebildiğini en iyi kendimde gördüm. Bir yeri ev yapan şeyin eşyalarla, duvarların rengiyle değil, orda nasıl hissettiğimizle alakalı olduğunu gördüm. Severek başlamak gerektiğini, zor veya imkansız da olsa önce bunu denemiş olmayı öğrendim. Ne kaybederim? 

Kalbin de kas sistemi vardır. Ve onu en çok sevmeye çalışıp, bunun için tüm kalbinizi verdiğinizde güçlendirmiş olursunuz. Hiçbir şey kazanmasam da, o yeri sevemesem de, bunun için çabalayacak ve buna emek sarf edecek bir kalbin varlığına kendimi ikna edebilmek, her şeyden daha güvende hissettiriyor. Kendimle güvende olduğumu, kendime hiçbir zaman küsmemem gerektiğini, her daim sevebileceğimi. En iyi dost kendisi insana. Bunları keşfettiğimde, her duygu akıp gitmeye başladı içimden. Öfke o an geldi, yaşandı, ağırlaştı; yerine ait olmadığını fark ettiğimde uzaklaştı. Sevgi o an geldi, yaşandı, hafifletti; kendini oraya ait hissettiğinde orda kaldı. Yetmediğinde pes etti, fazla geldiğinde geri çekildi. Üzüntü o an geldi, yaşandı, dağıttı; ama bir gün toplayabilmeyi öğretti.

Kalbimizde, aklımızda olan her şey bize ait. Ne küçümsenebilir ne de haddinden fazla büyütülebilir; nasıl bakmayı öğrenmemiz gerekiyorsa ona göre konum alır. Olduğu yerde bulması gereken şeyler olduğu için oradadır. Olduğu yerde yıpranmak ya da büyümek ihtiyacı olduğu için yaşanır. Ruhunuz, kabul ettiğinizde kabul ettiğiniz kabın şeklini alır.

Hazal Kebabci