Schröndınger'in Kedisi Kaybolmuş

16 Şubat 2021

Schrödinger'in kedisi kaybolmuş. Onu aynı anda hem ölü hem diri getirene ödül vadediyor. Bu durumda kediyi bulacak olursanız, size tavsiyem, bir kutunun içine koyun ve kutuyu sıkıca kapatın. Ama tabii bu da yeterli olmayacaktır, kutuyu da içinde ne olduğunu bilmeyen biriyle Schrödinger'e yollayın ki ödüle hak kazanabilesiniz. Ancak böyle bir kedinin gerçekte var olmadığını da bilmelisiniz. Yani, boşuna kediyi orada burada aramayın diye diyorum. Bir kutu alın, sıkıca kapayın, ona gönderin. Kedinin içinde olup olmadığını sormayacak ya da kontrol etmeye kalmayacak. Çünkü ondan daha iyi kimse bilemez, kedinin yalnızca bir düşünceden ibaret olduğunu. 

İçeri girdim. Kapıyı arkamdan rüzgâr kapadı. Balkonun kapısı hep açık olduğu için, ilkyazdan sonbahara kadar, cereyan yapıyor. Dış kapıyı ne zaman açsam bir güç savaşı başlıyor evin girişinde. Sonuçta ben meseleye karışıp hangi tarafa destek verirsem o tarafa kapanıyor kapı. İnsanın doğaya egemen olması. Bazen de işte, akışına bırakıyorum şimdiki gibi. Kiriş sarsılıyor çarpınca. Doğanın gözdağı.


Posta kutusundan aldığım zarfı salondaki büyük masanın üzerine götürdüm. Salondaki büyük masa, etrafında eş, dost, akrabayla toplanıp yemek yediğimiz bir yer olmaktan çok dışarıdan getirilen öteberinin geçici ikametgâhı görevi görüyor bizim evde. Bugün yalnızım. Yalnız olduğum günlerde canım ne isterse, keyfimce onu yaparım. Ya da istemediğimi yapmam diyelim. Pijamalarımı çıkarmak, saçımı taramak gibi. Yemek pişirmek, bulaşık yıkamak gibi. Kanepede uzanıp çekirdek çitleyerek televizyon izlemekse en sevdiğim şey. O yüzden zarfı masanın üzerine öylece bıraktım. Bugün açmayacağım. Açmadığım sürece, kafamın içinde büyüyen şeyin maksadını bilemem. İyi huylu da olabilir, kötü huylu da. Ya da her ikisi birden. Zarfın içinde, özenle katlanmış beyaz kâğıdın üzerinde yazıyordur. Her zaman mavi ameliyat formasıyla dolaşan o kirpiksiz doktor, asistanına yazdırıp imzalamıştır. Arkasına laboratuvar sonucunu da iliştirmişlerdir belki. Sonra başhekime gitmiştir. Başhekimin iki asistanından biri, iri göğüslü olanı belki, damgalayıp onaylamıştır. Postaları topladıkları girişteki danışma masasına bırakmışlardır zarfı. Bütün bunlar olurken beynimdeki tümör birkaç milim daha semirmiştir.


Annem bana hamileyken, ultrason cihazı öyle pek yaygın bir şey değilmiş. Doktoru, hastanenin yeni satın aldığı cihazı övüp, isterse bebeğin cinsiyetini öğrenebileceklerini söylediğinde annem kabul etmemiş. Korkmuş. Ya kimsenin bilmediği bir zararı varsa? Sigara gibi, sonradan anlaşılırsa? Risk almaktansa doğuma kadar cinsiyetimi bilmemeyi tercih etmiş. Ya kızmışım ya erkek. Ya da, apış aramda bir vajinayla annemin leğen kemiğini zorlayana kadar, her ikisi birden.


Televizyonda akşamki dizinin tekrarı var. Biraz takılıyorum. İzlemiştim hâlbuki ve o zaman da tahmin etmiştim kadının adamı terk edeceğini. Hep terk ederler. Bu dizilerin kendi fizik kanunları vardır ve ikinci, üçüncü bir olasılık bu kanunlara aykırıdır. Kadın adamı hep terk eder. Kanalı değiştiriyorum. Yarışmacıların büyük ödülün, kan kırmızısı bir Mustang, hangi kartın arkasında olduğunu tahmin etmeye çalıştıkları bir programın finaline denk geliyorum. Yirmili yaşlarda görünen bir genç, iki numaralı kartı seçiyor. Önce sona kalan diğer kartı çevirecekler. Gencin gözleri parlıyor, şu an o arabayı kazanmış veya kaybetmiş olabilir. Ya da, reklam arası sona erene ve sonuç açıklanana kadar, her ikisi birden.


Kadir yarın akşam gelecek. Benim ameliyatımdan sonraki ilk iş seyahati bu. Gitmek istemedi ama ona en doğru zamanın şimdi olduğunu söyledim. Yarın eve gelecek, masanın üzerindeki zarfı açacak, bana ne yemek istediğimi sorarken gözleri dolacak ya da dolmayacak. Belki de ben zarfı saklarım ve her şeyden önce sevişiriz.

...

Unutmayın, Schrödinger'in yanındayken kutuya özenli davranılmalı. Bırakın ödülü arkadaşınıza verirken iyilik yaptığını düşünsün. Sonuçta, içinde bir kedi olsa da olmasa da, o kutu açılmadığı müddetçe gerçek, onların neye inandıklarından ibarettir.


Şehnaz Erkan

KAFKAOKUR Dergisi, Eylül 2020.

Çizim: Dilruba Karalp