Kız Çocuğu

20 Şubat 2021



ışıkları ve kabarık faturaları söndürdüm
bir ele tutunmadan geçtim caddelerdensağa sola bakmadan
henüz doymamışken kalktım sofralardan
bir tabak daha sevgi,bir yudum daha öfke
ben hiçbir yalanla kavga etmedim
sahi,benim kollarım kısaydı
hiçbir doğruya dört kolla sarılamadım
saçlarım dokunulmaz şimdi,sesim duyulmaz
şarkılar söylenmez ben gülümsediğimde
ağlasam da kimse kılını kıpırdatmaz ki
tanrım, mezarların tek kişilikse
neden içime bunca cellat atadın



tahta merdivenlere dökülen suyu hemen silmek gerekir
ellerimle tuttuğum ateşi hemen bırakmam gerekir
ama bırakamam
anne, bırakamam işte hava çok soğuk
insanlar geçiyor, yabancılar, bu şehir bize çok büyük
bizim köprülerimiz yok
bizim duraklarımız hep bomboş olur
anne, ben bekleyemiyorum duraklarda
yine sana söylemeden çıktım dışarıya
ve yine delikten bakmadan aldım insanları içeri
anne, hiçbir ses bastıramıyor benimkini
kızma bana



okşanılan saçların ağırlığında eziliyorum
tüm cellatlarımı dansa kaldırdım şimdi
daha birincisi bitmeyen dondurmanın
ikincisini hayal ediyorum
anne, sana bir poşet dolusu sır getirdim
öyle çorabın içine saklayıp çekmeceye kaldırmalık değil
yastık içine gizlenip kılıfı dikmelik de değil
saksıların dibine de saklanmaz
ama bazıları eriyebilir, hemen çıkartıp dolaba koymalı
bazıları kırılabilir
bu yüzden marketten dönen poşetler yer sertçe koyulmaz
umudu önceden ısıtılmış 180 derecelik bi' fırına veriyorum
kronometreler bana doğru sayıyor, benden bana doğru
tanrım, yarattığım bu küçük cehennem
beni senin büyük cehennemine hazırlar



dokuz ay yetmedi bir şarabın lekesini çıkarmaya
onuncu ay kesip atmak geldi akla
çöplerde çürüyecek kollar, henüz hiçbir yüze dokunmamış eller
hiç kırmızı görmemiş tırnaklar
hiç bir kapıyı zorlamış eklemler
masaya koyulmamış dirsekler
on birinci ay, mevlitler okutuldu
şarap günahtı ama lekeleri kutsal, kimse ses çıkarmadı
anne, içilen şarapların bir sebebi var
anla beni



içeriye biri geldi, dağıtılan tüm oyuncaklar toplandı
ambulans sirenleri ölümlerin sesini örttü
neşterler damarlarla sevişirken
ben çoktan silemeyeceğim resimler çizmiştim duvarlara
anne, her duvarın üstünde bir çizgi var
her kaderin üstünde gelişigüzel gölgeler
toplar ait olmayan bahçelere kaçmış,girmemiz yasak
bahçeler duvarlarla örülmüş, çıkmamız yasak
çorbalar hala çok sıcak, içmemiz yasak
içimizdeki kırıntıları halıya dökmemeliyiz
tanrım, nedendir ki cezaların
kurallarından daha fazla



hangi masalı dinlesek uyumayacağız
cadılardan korksak da perdelerimiz açık
beşikler iliştirdik uçurumlarımıza
anne, daha hızlı salla daha hızlı
dokunamadığımız bulutlar için
uçurtmaları yakacağız
kolların kırılması yasak, kesilmesi yasak, düşmesi yasak
iyi de, bütün ceremesini çekmek kalbe düştü
cennetin tepeleri ve evleri var
şimdi sıcak o evler , içinde tandığım sesler
tanıdığım kokular, tanıdığım yemekler,tanıdığım merdivenler
ama şimdi kimse yok burda,tüh
dökecek dilimiz de kalmadı ne ala
anne, kızlar hep çocuk kalır
kızma bana



iki adım gitsem birisini iade ediyorum
kaburgamda parmakların izleri
aklım, dilim, cümlelerim
hepsinde hiç geçmeyen sızılar
hastane koridoru sessizliği bize gürültüler bahşeder
silinmiş iki ay takvimde
tüm boçları bana yazılmış,şimdi ödüyorum anladım
altmış güne bir beden, unuttuğumuz sarılmak duygusu
üst katın penceleri açıksa alt katın kapıları çarpar
içimdekiler açıksa, aklımdakiler
dışına taşırılmayan boyama kitapları
renkler hapsoluyor çizgilerle
ilk önce pembe biter kız çocuğunun paletinde
en sona siyah kalır, belki kullanılmaz bile
tanrım, beyazla karalıyorum yazgımı
bak, tüm kulların aciz işte



çiçeklerini buduyorum bir nadasın
teker teker söyleniyor tekerlemeler
çamlak çömlek patlıyor ben sakladığımda
önüm arkam sağım solum sobe
tüm vaatlerini ıskalıyorum tanrıların
tek kişilik oyunlara ikinci kişiyi arıyorum
kendimi saymadığımdan değil
ben neyle toplanırsam toplanıyım bir ediyorum
ama,
ama bir şeyler çıkarttığımda eksiye düşüyor bakiyelerim
hiçbir oyun adil değil, biliyorum
hiçbiri yemek saatinden önce bitmez
anne, oyuncaklarını kırıyorum kalbimin
oyunlarını bozuyorum
kaldı ki, ilk çıkan da ben oluyorum
kızma bana

Hazal Kebabci