Kalple Olağan Yüzleşmeler

27 Şubat 2021


İki adım ileri, üç adım geri… Kafamda bir tık sen, iki tık sokaklar, gerisi uzun karanlık bir yol. İki ileri, dört adım geri… Ay ışığı denizin gözlerini okşar, çiçekler geceye sözlerini kapar. Biz insanlar, sevgili zannettiğimiz zalimleri koynumuza basar; sen ismimi dudaklarına yasaklarsın. İki adım ileri, beş adım geri… Dört yanım karanlık, beşinci yanım sen.

Ben geceleri süzülürken, yıldızlar daha parlak parlıyor arkamdan. Uzanırken ellerim gezegenlere, sanki bir ses dağılıyor geceye. Siz ölümlü ruhlar, mahkumsunuz izlediğiniz gökyüzüne. Söyleyin bana, çok mu geç kaldınız peşimden gelmeye? Çok mu korkuyorsunuz ayaklarınızı yerden kesmeye? Ben omzunuza öpücük kondururken bir yaz esintisi ile, gerçekliğiniz bulanır bir anlığına. İnsanın aklı bulanır, gerçekliği bulanır, bir bulantı kaplar üstünüzü. İnsanın midesi bulanır, insan kusar. Nefretini kusar insan, kötülüğünü kusar; sevgisini kusar, hiç söylemediği vedalarını kusar insan. İçinizden süzülen ruhunuz, vedalarınız toplanır da dağılır yıldızlara, yıldızları hayatta tutarsınız da bilmezsiniz siz.

Çocuk bir güne daha uyanıyor, gözünde dün geceden kalan yaşların tuzları duruyor hala. Çocuğun karnı aç, çocuk yalnız, çocuk hasta. Çocuk dünyanın öbür ucunda. Çocuğun sesi çıkmıyor, çocuğu kimse görmüyor. Çocuk büyüyor, küçük bedeninin içine bir yetişkin sığdırıyor. Siz görmezsiniz, çocuk bedenler içinde yetişkin olmak zorunda kalanları, siz bilmezsiniz.

Biraz ileri, biraz daha fazlasını geri. Ben bir tempo tutturmuş geriye doğru yol alırken, sizin yanınızdan geçip giderken ve arada durup bir selam verirken yüzlerinizin arkasına sakladığınız hayal kırıklıkları takılır peşime. Yavaşlarım, ağırlaşır yüküm, oysa ben istemedim bu bavulu. Ben süzülürken, geçmişe, karanlığa, sizden uzağa… Bir çığlık okşar kulaklarımı. Durdurur beni, çeker yanına. İnsan ağlar. İnsan yalnızlığını ağlar, mutluluğunu ağlar, insan korkusunu ağlar. İnsan benim omzumda ağlar.

Duman yükseliyor gökyüzüne, gözlerime kaçıyor. Gözlerim yaşarıyor, iki damla yağmur düşüyor gökyüzüne. Gökyüzü kızıl, gökyüzü kan kırmızısı, yeryüzü sakinlerinin kanı akıyor geceye. Yeryüzü ağlıyor, yeryüzü hasta, yeryüzü yalnız. Siz duymazsınız sesini, göz yaşlarınız tutmaz ellerini. Yeryüzünün ah’ı var üzerinizde. Siz iki adım ileri, yeryüzü üç adım geri.
Ben seni ağlarım, daha kimlere kimlere bağırırım.


Lara Tankal