Kalabalık Bağırışlar

24 Şubat 2021

Sessizken, böyle bomboş eşyasız bir ev gibi,
Sessizken, böyle eve sığmayıp atılmış eşyalar gibi,
Sessizken sessiz değilsin aslında;
Evler sağırı,
Eşyalar dilsizi oynuyordur sadece…
Sessizken, yaraların vardır
Sessizliğini doyuracak kadar öfkelerin,
Nedenlerin ardı sıra,
Çember çizdiğin soruların.
Sessizken sessiz değilsin aslında;
Yaraların sağırı,
Öfkelerin dilsizi oynuyordur sadece…
Sessizken, umursuyorsun
Güçlüsün çünkü;
Kendinden saklı kıskıvrak bir eksikliğe ait,
Suçsuzluk cezasına maruz
Sade ve yalnızsın…
Duvarlar arasında değil,
Uğraksız bir koyda değil
En çok kalabalıklarda yalnızsın…
Sessizce yalnız…
Sessizken,
Gövdesiz gölgelere bürünen kalabalığın dâhil,
haberi yok kimsenin senden
Ellerin kalabalık,
Dizlerin kalabalık
Kulağın kalabalık,
En çok sessizken yalnız,
yalnızken kalabalıksın…
Derin uykular içindeymişçesine yalnızsın,
Kalıcı bir ruh terk edişi olmasa da uyku,
“Gibi” ama
Çağrılan bir rüyaya ölü!
Sessizken, sessiz değilsin aslında,
Sokağın bağırıyor
Yolun bağırıyor,
Sen bağırıyorsun!
“Kalabalıklar sağırı,
yalnızlık dilsizi oynuyor yalnızca”

Bahri Butimar
KAFKAOKUR, Aralık 2018.
Çizim: Berna Yangın