Yaşam Bir Çocuğun Elinde


Boşluk çürür mü hiç? Çürüyor! 

Dünyamı beyaz kâğıtlara sığdırabildiğim zamanlardı. Saatler süren yürüyüşlerde düşündüğüm tek şeyin oyun olduğu zamanlar… Çocukken bir çift kalem duygularımı ete kemiğe büründürmek için yeterdi hatta artardı. Düşlerim vardı, sönmeyen bir ışıkla her gece baş ucumda odamı aydınlatırdı. Hayal kırıklıklarım olurdu ama kalp kırıklıkları henüz kapımı çalmamıştı. Yaralarım akşama kadar kanar, yastığa başımı koyup gözlerimi kapadığım an sızı yiterdi.

Yaşamın içinden düşen de, insanın içine düşen de hayal 'kırık'larından kopup ruha karışan o ilk damla gözyaşı. Uzun zamandır bazı hisleri o kadar derine saklamışım ki, kaybolmuşlar. Ancak kayboldukları yerde öylece durmuyorlar. İçimi kemiriyorlar gece yarıları, beni yokluyorlar. Bulunmak istiyorlar, oysa artık kayıplar. Bana yabancılar. Öyle bir sırt çevirmişim ki kendime, başımı çevirdiğim her yerde sırtım bana bakıyor, karanlıkta kalıyorum. Karanlık kalıyorum. Çocukken siyah gölgeydi, gölge soğuk. Soğuksa bir ceketle geçerdi. Beyaz kâğıttaki siyah dağılsın diye fırçanın ucundan bir su damlası damlatmak yeterdi. Artık içimdeki boşluğu doldurmaya yetmiyor ansızın kapısını çaldığım eski anlar. Boşluk çürür mü hiç? Çürüyor! Tenhaya çekilmiş şimdiki zamanımda, çocuk ruhumun hevesli bekleyişlerini arzuluyorum. Her arzu bir kalp kırıklığına denk düşüyor. Esiri olduğum kinden kurtulabilmek için affetmek istiyorum kendimi. Bir zamanlar yabancısı olduğum kalp kırıklıkları her an ruhumda belirip düşlerimi benden öteye sürüklüyor. Hayal kırıklıklarına razı oluyorum çürüyüşte.

Dinlenmeyi bekleyen sayısız şarkıyı, görülmek istenen şehirleri en uzağa koyup aynılıktan şikâyet etmek "büyüklere" mahsus. Sabahtan akşama dek dinlenen tek şarkının anlamı dahi sadece nakaratında, geçmişteki sızıya denk düşen kısmında. Şimdi yeni yıldan çocuk ruhumu dilemek için çok mu geç? Adım atamayacağım yolları bitirmiş olma hayali geçmişte kalan bir yaprağa mı hapsoldu? Yanlış. Bir çocuğun kahkahaları enkazın altında savunmasız kaldığında, bir yavru köpek yuva bulamadığında, kalbindeki kiri karanlıkta gizlemeye çalışan insanlar çoğaldıkça, yaşam yeryüzünde lanetlenip hayal dolu kâğıtlara sığındı. İçimde tarifsiz bir sızı var. Suskun bir haykırışta rengimi kaybediyorum yaş aldıkça. Şimdi bir çocuktan sulu boyasıyla karanlığımı dağıtmasını istemek için çok mu geç?

Sidal Yurt

KAFKAOKUR, Aralık 2020
Çizim: Didem Dağbağlı