Dan Brown: Sırlar Ve Yazma Sanatı


 



Dan Brown sırları, kodları, sembolleri ve komploları sevenler için şüphesiz tam isabet yazarlardan. Yirmi dört saatlik bir dilimde geçen kriptografi temaları, anahtarlar, semboller ve kodlarla okuyucuların zihnini kurcalıyor, heyecanını diri tutuyor. Biz onu yazar kimliğiyle tanımış olsak da o aslında bir müzisyen. Beyaz perdeye uyarlanmasıyla da bildiğimiz Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Kayıp Sembol ve Cehennem'in yaratıcısı. Eserlerinin çoğu, kamuoyundan ve eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı ve 2012 yılı itibarıyla 200 milyondan fazla kopya sattı, 52 dile çevrildi. Melekler ve Şeytanlar ve The Da Vinci Code filme uyarlandı ve listelerde en üst sıralara yükseldi.

Dan Brown bir matematik öğretmeni olan Richard G. Brown ve bir müzik profesörü olan Connie Brown'ın oğlu olarak New Hampshire, Exeter'de doğdu. Üç çocuğun en büyüğüydü ve bir Episkopal olarak yetiştirildi.

Brown, bilim ve dinin barış içinde bir arada yaşadığı bir evde büyüdü ve her iki dünyayı da iyi bir şekilde tanıma fırsatına sahip oldu. Onu için bilim kanıtlara, iddialara, denklemlere ve kodlara dayanırken, din yalnızca imana dayanıyordu.

Brown, örgün eğitimini Philips Exeter Akademisi'nden tamamladıktan sonra Massachusetts Amherst College’e kaydoldu. Üniversitede aktif bir öğrenciydi. Psi Upsilon kardeşliğinin bir üyesiydi ve aynı zamanda konuk romancı Alan Lelchuk'un yazarlık öğrencisiydi. 1985'te Sevilla Üniversitesi'nde sanat tarihi dersi almak için Sevilla, İspanya'ya gitti. 1986 yılında Massachusetts Amherst College'den mezun oldu.

Üniversiteden ayrılan Brown müziği seçti. Bir synthesizer ile efektler yaratmaya başladı ve SynthAnimals adlı bir çocuk kaseti çıkardı. Kayıt, “Happy Frogs” ve “Suzuki Elephants” gibi parçaları içeriyordu ve iyi bir başarı elde etti.

SynthAnimals'ın başarısı, Brown'ı Dalliance adlı kendi plak şirketini kurmaya yöneltti. 1990'da kendi yayınladığı Perspective adlı CD'sini çıkardı. Önceki sürümünün aksine, ikinci albümü gençleri hedef alıyordu. O da birkaç yüz kopya sattı.

1991'de Brown şarkıcı, söz yazarı ve piyanist olarak kariyer yapmak için Hollywood'a taşındı. Bununla birlikte, müzik kariyeri maddi beklentilerini karşılamadığı için Beverly Hills Hazırlık Okulu'nda İspanyolca öğretmeye başladı.

Sonralarda Brown, Ulusal Söz Yazarları Akademisine katıldı. Projelerini tanıtmak için basın bültenlerini yazarak etkinlikler düzenledi.

1993'te “976-Love” ve “If You Believe in Love” gibi şarkıların yer aldığı CD'sini çıkardı. Aynı yıl New Hampshire'a döndü. Kendini maddi yönden desteklemek için öğretmenlik yaptı. Mezun olduğu Philips Exeter Academy'de öğrencilere İngilizce, Lincoln Akerman School'da ise 6. , 7. ve 8. sınıflara İspanyolca öğretti.

Sidney Sheldon'ın The Doomsday Conspiracy romanının okuyan Dan Brown hayatının akışını tamamen değiştirdi. Düzyazının basitliğinden ve hikâyenin akışından ilham alan Brown, yazarlığa başlamaya karar verdi.

Profesyonel olarak yazmayı sürdürmek için ilk romanı olan Digital Fortress üzerinde çalışmaya başladı. 1996'da öğretmenliği bıraktı ve bundan iki yıl sonra 1998'de Digital Fortress yayımlandı.

Bu dönemde Brown iki mizah kitabı çıkardı: Kaçınılması Gereken 187 Adam: Romantik Sinir Bozuk Kadın Rehberi ve Kel Kitap. İlkini “Danielle Brown” takma adıyla yayınlandı.

2000 ve 2001'de Brown sonraki iki kitabı olan Melekler ve Şeytanlar ve Aldatma Noktası’nı çıkardı. Brown, Harvard'da bir semboloji uzmanı olan Robert Langdon'ı ilham aldı ve baş karakter olarak ilk kez Melekler ve Şeytanlar’da kullandı. Kitap 2000'lerin en çok satan gizem-gerilim romanı oldu. Her iki kitap da orta ölçekli işler yaptı ve her biri 10.000'den az kopya sattı.

Aslında Dan Brown'ın ismini bilmemizin sebeplerinden biri, yazarlık hayatının dönüm noktası olan dördüncü romanı Da Vinci Şifresi. Kitap rakiplerini geride bırakmakla kalmadı, aynı zamanda 2003 yılında piyasaya sürüldüğü ilk hafta boyunca New York Times En Çok Satanlar listesinde en üst sırada yer aldı. 2009 itibariyle dünya çapında 81 milyon kopya sattı.

Romanın başarısı Brown'un önceki kitaplarının satışını da artırdı. 2004'te dört kitabının tamamı aynı hafta New York Times listesinde yer aldı.

Robert Langdon, Melekler ve Şeytanlar ve Da Vinci Şifresi'nde olduğu gibi Brown'un bir sonraki romanı Kayıp Sembol'ün de ana karakteriydi. 2009'da yayımlanan kitap ABD, İngiltere ve Kanada'da bir milyonun üzerinde (ciltli ve e-kitap olarak) sattı. Beş milyon ilk baskının yanı sıra 600.000 ciltli kopyası satıldı.

2013 yılında yayınlanan Inferno, Dan Brown kampının son kitabıydı. Kitabın baş karakteri yine Robert Langdon oldu. Inferno da ABD ve Birleşik Krallık'ta kitap listelerinde en üst sıraya yükseldi ve yalnızca ilk iki haftasında 580.000 kopya sattı. Yazar, ardı ardına gelen zincirleme bir başarı öyküsüne imza atmış oldu.

Da Vinci Şifresi, Brown’ın bugüne kadar en çok satan kitabı. 2009 yılı itibarıyla dünya çapında 81 milyondan fazla satılan kitapla, kitap yayınlandığı ilk haftada New York En Çok Satanlar listesinde zirveye yerleşti. Brown'un bu kitabın kendisinden yaklaşık 250 milyon dolar kazandığı tahmin ediliyor.

Kayıp Sembol, ABD, İngiltere ve Kanada'da bir milyonun üzerinde satan Da Vinci Şifresi'nin başarı öyküsünü tekrarladı. Yayınlanmasının ilk altı haftasında New York Times En Çok Satanlar listesinde kurgu alanında bir numaraydı ve 29 hafta boyunca listede kaldı.

Cehennem, Brown tarafından yayınlanan son kitap. ABD ve İngiltere'de en çok satan kitap olarak piyasaya çıktı. İlk iki haftasında kitap yaklaşık 580.000 kopya satmıştı.

Dan Brown, 2005 yılında Time dergisi tarafından yılın en etkili 100 kişisi arasında gösterildi. Aynı yıl, Forbes dergisi Brown'u “Ünlü 100” listesine yerleştirdi.


Dan Brown’ın eserlerinde elbette her yazar gibi kendi hayatından aldığı ilhamlar var. Da Vinci Şifresi'nin 23. bölümünü, Noel'de çocukken oynadığı hazine avı oyunlarından esinlenerek oluşturuyor. Yazar, çoğu kurgusunda çocukluğunda oynadığı oyunlardan, babasının yazdıklarından ilham alıyor.

Bunların yanında Dan Brown yazının başlarında bahsettiğimiz gibi kitaplarındaki karakterleri genellikle gerçek hayattan ilham alıyor. Örneğin, baş kahraman Robert Langdon, Melekler ve Şeytanlar CD'si ve romanı için kullanılan ambigramları yaratan sanatçı John Langdon'ın adını almıştır. Editör Jonas Faukman, yazarın gerçek hayat editörü Jason Kaufman'ın adını almıştır.

Dan Brown’ın Gözünden Yazma Sanatı: Güçlü Kurgular İçin Adımlar

Da Vinci Şifresi’nin bu kadar başarılı olmasının nedenlerinden biri, tartışmalı konuları birçok olay örgüsüyle birleştirmesiydi. Da Vinci Şifresi’nde bunun örneği İncil’di. Brown bestseller olmasının ardındaki başarı için "Konunun ve açıklamaların iyi hazırlanmış olduğu birçok klasik okudum," diyor ve yazarlara bu bağlamda bir ışık yakmış oluyor.

Okuma yaparken aşağıdaki konularda not almanız yazılarınızı güçlendirebilir:

1-Hikâyenin ana olayları

2-Tersine dönme veya bükülme. Örneğin yazılan kurguda veya karakterlerde yaratılan ters köşeler. Hakkında bir şey düşündüğünüz herhangi bir karakter hakkında yanılma paylarınız.

3-Karakterler ve ortamlar gibi ögeler nasıl tanımlanmış? Canlı olan, olmayan sizi etkileyen nedir?

Dan Brown, aşağıdaki başlıkları dikkate alarak okuma yapmanın okuyucunun, yazarın yazma ve kurgu oluşturmada çizdiği yolu anlaması için faydalı olacağını söylüyor. Bu noktada daha çok klasik okumaya özen gösterdiğini belirtiyor.

Kendi İçinde İlginç Olan Bir Ortam Seçin

Diyalog ve açıklama konusunda büyük beceriniz varsa bir park yeri bile bir roman için harika bir ortam olabilir. Bunların yanında, başlarda sizin için anlamı olan bir mekân kullanmanız hikâyenizin dramatize edilişini kolaylaştırır.

Brown Paris'teki Louvre ve İngiltere'deki Westminster Abby dahil olmak üzere Avrupa'daki önemli kültürel mekânları seçti. Ortamınızın hikâyenize nasıl entrika ekleyebileceğini düşünün. Brown öykülerini tarihi mekânlara yerleştirerek romanlarını daha ilgi çekici hâle getirdi. Bunu yaparken, tarihi kurguyla birleştirdi ve kurgu içerisinde bir gerçeklik algısı yarattı.

Aciliyet Duygusu Yaratın

Yazınızda bir aciliyet duygusu yaratmak, hikâyeyi ileriye götürmenize yardımcı olur. Bir gerilim yazmasanız bile geçen zaman duygusu ve artan baskılar varsa romanınızın sonuna gelmek için daha fazla zorlanacaksınız.

Örneğin Da Vinci Şifresi'ndeki kahramanlar yaygın kilise öğretileriyle çelişen gizli bilgileri bulmak için yarıştıkları için kurgu bir tehlike ve aciliyet duygusu yaratır.

Romanınızda okuyucuları yüksek bir belirsizlik durumunda tutan ve bundan sonra ne olacağını bilmek isteyen durumlar yaratın, izleyiciyi hikâyeye bağlayın. Dan Brown’ın yaptığı tam da bu.

Sırların Gücünden Yararlanın

Brown daha önce röportajlarda sırların meraklı okuyucuları sersemletmenin anahtarı olduğunu belirtmişti. Sadece kahramanlarının çözmesi gereken karmaşık kodlar gibi sırları içermiyor. Dış unsurlarda da bir gizlilik havası var. Inferno romanının kapağı, ortaya çıkarmak için resmi bir uygulama kullanmanız gereken gizli bir sır ile yayınlandı. Parçaları bulmak, tahmin güdüsü okuyucuya bağlılık verir.

Dan Brown’ın dünyası okuyucuya tarih, kültür ve gizem bağlamında çok şey vadediyor. Eğer hâlâ Dan Brown’ın eserleriyle tanışmadıysanız bizim tavsiyemiz, yazarın dünyasıyla tanışmanız ve bestseller olup listelerin en başında uzun süreler yer almasının ardında yatan yazma sanatına şahit olmanız.

Eserleri

1998: Dijital Kale

2000: Melekler ve Şeytanlar

2001: İhanet Noktası

2003: Da Vinci Şifresi

2009: Kayıp Sembol

2013: Cehennem

Yazan: Hazal Kebabci   Çizim: Fatma Erkuş
2010 · KAFKAOKUR