Göç Vakti

çizim: ayşenur maden

bak yağmur çiseleyen bir sayfadayız şimdi
şu mısralardan güneş damlayabilir, doğaldır
ışıklar sabah sislerini yırtarken
kalbimizi hoşluk içinde ısıtabilir.
nisandır aman yağmur endişesi sarmasın
gök karartıcılarını
şemsiyeler açılmasın
hiç sevmem çünkü
göğü başıma çalar gibi açılıyor şemsiyeler
bulutların karası başımda dolanıyor gibi.
Açık apaçık vuslata açılmış bahta
girizgâh
için
kılcal sığınaklarından
geçmiş
gençlik sonrasızlığı üstümdeyken
bu gün
hava
güzelce
birazdan beklenen gelecekmişçesine
rahminden öpecekmişçesine bir âşık aşkı
yani gönlünce
öyle şaşalı sözlerim yok
tıpkı şemsiyeleri sevmediğim kadar
sevmek isteğindeyim sadece
sınırsız ve sansürsüz sevmekle ilgili
-fersiz,
ne ozonos- bilir
ne iyonos-
biraz deniz kokusu kamaştıran retinada
biraz dağ esintisi biriktiren üzengide,
böyle duygu sarmaşlığına sarhoş
biçimsiz
ne bir kaba uygun şekliyle,
ne bir kaba sığar vaziyetiyle
şöyle nitelikli
nicelikli
yüce
kendimce sevmek isteği.
aykırıdır belki
güneşli yağmurlara döndüm yüzümü şimdi

-küpe olsun kalbine
öpmek ilk adımıdır aşka göçebeliğin.

Bahri Butimar
KAFKAOKUR Dergisi, Nisan 2019


2010 · KAFKAOKUR