Deniz yıldızları da kayar mı?

Yazan: Merve Özdolap

Altında nefes alıp verdiğin gökyüzü gözlerime değiyor. Kirpiklerim teker teker topluyor dudaklarından çıkan her bir heceyi, beynimin en derinine saklıyor. Başka biri için atan kalbinin her vuruşu, yeni çatlaklar bırakıyor yeryüzümde ama depremlerin korkutmuyor beni. Mesafelerin pek bir anlamı kalmıyor anlayacağın. Dörtte üçü su olan dünya, tüm denizleri ve okyanuslarıyla seni kıyılarıma vuruyor. Korkuttuğumun farkındayım ama içimin tüm berrak suları sana doğru akıyor. Sen bu sularda hiç yüzmedin, yansımanı görmedin üzerinde, tadını hissetmedin. Geçmişinin çakıl taşlarını biriktirdiğin derinlerinde benliğini korumaya çırpınsan da akıntıya karışıp kayboluyorlar. Artık aynı değil çakıl taşların, bıraktığın yerde değiller. Onlara tutunup karışmasın sularımız diye uğraşsan da kesişiyor yollarımız. Doğal arayışlar bunlar, varoluşsal istekler fakat asla tatlı su arzuları değil, okyanus olmakla ilgili. Mevsiminde çiçek açan kiraz ağacı değil, çınar olmakla ilgili. Yüzlerce yılda bir görülen doğa olayı denk gelişimiz. Görmek için sıraya dizilecekken yüz binler bizi, gözlerini kapatmanla ilgili.

Bak gökyüzü ve yeryüzü bile kızgın gelmeyişlerine, ben değilim. Nasıl isyan etti doğa, kendini sularıma bırakmayışına, çakıl taşlarını sürüklemeye çabalayışına... Oysa ikimiz de farkındayız; kocaman bir okyanus olacağız birlikte, hayat vereceğiz dalgalara. Metcezirlerine bile sarılacağım denizyıldızlarından kollarımla. Ama sen ve gelgitlerin öldürüyor beni yavaş yavaş. Yalnızca izin ver, senkronize dalgalarla sakinleştireceğim seni. Ve kendimi iyileştireceğim...