Labirent Yolcusu

Anafilya
Zeus bile dolambaçla örülü, bu boğucu taş ağı çözüp bir yol bulamaz. Ben geçmişimi ve tüm kimliklerimi unuttum. İç sıkıcı duvarları çınlayan dolambaçları izlemek yazgımdır benim. Geçen yılların sonunda hangi gizil bükeyler büküntüler şiddetin galerileridir ki. Zamanın tefecileridir bu çatlak köhne duvarlar. Süprüntüler içindeki solgun işaretlerin ayrımındayım. Büklümlü gece bana doğru kükrüyor ve de ıssız ulumaların yankısını taşıyor. Ben gölgelerden bilirim ki Öteki hep orada,
nasıl bir alın yazısı sonsuza dek kendisini taşımak bu dokunmuş ve belki de dokunmamış Hades bitmez kanım ve cesetimi sömürmek içindir. Herbirimiz diğerini ararız. Ama katıksız bir bekleyiştir bu ve o bir hesap günüdür.
Jorge Louis Borges
Yunan mitolojisine baktığımızda labirentin ilk örneğinin mimar Daidalus tarafından Girit Kralı Minos için yapıldığını görürüz. Daidalus, Minotaur'u hapsetmek için Kral Minos tarafından labirenti yapmakla görevlendirilen ilk mimardır.

Labirent mistik düşüncede "zaman" kavramını temsil eder. Yani zamanın aşkınlaştığı "ebedi şimdiyi". Mitlerde zaman art süremli değildir. Birbiriyle senkronik olan zamanların hepsi şimdiki zamana bağlanır. Başlangıç ve yaşanan an (şimdi) birleştirilir. Kadim insanların zaman kavramına nasıl baktığı ile ilgili ipuçları masal ve mitoslardaki tanrısal figürlerden bize göz kırpar. Bu mitoslarda tek yönlü lineer, doğrusal zamanın tersine döngüsel, yenileyen ve ters akışlara olanak tanıyan bir zaman anlayışı geliştirilmiştir. Kadimler zamanın akışını bir labirent gibi birbirini yenileyerek sonsuzca büyüyen, birleşen, ayrışan, paralel giden, çatallaşan baş döndürücü bir zaman ağı gibi düşünmüşlerdir. Bu akış sonsuz olasılıklar barındırır. Bu anlatılarda iç içe girmiş ve sonsuza kadar giden evren kurgusu tam da bir labirenttir.

Labirent kavramı, yaşamın içindeki pek çok gerçeğe metaforik bir gönderme yapar. Ruhumuzu zamanın büyülü dokusunun arkasından sürükler. En temel varoluşsal problemlerimize çözüm aratan soruların peşinden giderken son bir soruda durup cevabını bulmakta gerçekten zorlanırız. Bu soru, "ben kimim" sorusudur. Aslında neyin içinde olduğumuzu anladığımızda, ne olduğumuzu, kim olduğumuzu anlarız. Gerçekte biz neredeyiz, neyin içindeyiz. Aradığımız tüm soruların cevabı bizi yine kendi içsel dehlizlerimizin labirentine sürükler. Orada karşılaşacağımız sadece salt kendimiz değildir. Kolektif bilincimizin ve ruhumuzun derinliklerindeki mental miras ve arkeik hafızadan beslenen pisikemiz, yani bilinç ve bilinç dışını içeren kişiliğin temeli mitlerden oluşur. Mitler, bizi kendimiz hakkındaki en soylu ve samimi çözümlemelere götüren ruhâni metaforlardır. Kolektif bilinçaltımızdaki arketiplerin her birinde başka bir yüzümüzü keşfederiz. Bazen şeytan, bazen melek, bazen tanrı olan yüzlerimizi. Pisişemizin fantezi ve realite sarmallarından örülü duvarları da âdeta bir labirenttir. Bu labirentin içinde gezinmeye karar verdiğimizde kendi kozmik köklerimizi aramaya başlamışız demektir.

Gerçek ve fantezinin sınırlarını her aştığımızda kendisini yeniden oluşturan ve duvarlarını yenileyen içsel labirentimizin bir haritasını çıkarmak demek, cevabını bulamadığımız o soruya gerçek anlamda yaklaşmak demektir. İçimizde bütün insanlık tarihini şifrelenmiş bir halde taşıdığımız için, kolektif bir insanlık zamanı ile birlikte bugünkü bilincimizi oluştururuz. Eskilerin unutulmuş insan ırklarının yaşam, ölüm, ilahi düzen, zamanın gizemleri ile ilgili bildikleri her şey ve varoluş gerçekliklerinin neresinde durduklarının bilgisi kodlanmış bir şekilde her insanda gizlidir. Metaforlaştırılmış tüm insanlık tarihinin kodlarını aça aça ulaşabileceğimiz sırlardan uzanacağımız gerçekliğin çekiciliğine kapılanlar, kendilerini her zaman bir labirentin içinde bulmuşlardır.

Labirentin kapısına gelen her insan için, o güne kadar kendisinin kim olduğunu ifade ettiği her şey birden anlamını yitirmiştir. Bu sınıra geldiyseniz kim ve ne olduğunuzun gerçek ipuçlarını bulmak için yapmanız gereken şey, eski sizi temelden yıkıp yeni bir içsel inşaata başlamaktır. Bunun için de beynimizin o güne dek çalıştırılmamış belli kısımlarının harekete geçirilmesi yoluyla zamanlar arası bilgilere uzanan bir bağlantıya geçmemiz gerekir. Bu bağlantı kendiliğinden oluşur. Çünkü doğru sorular doğru cevaplara götürür. Eğer soru çok katmanlı ise cevap da zamanlar ötesinden çok katmanlı olarak belirir. Dünyamızı gerçek ve düş diye ikiye bölüp çoğaltmaya devam ede ede yeni bir labirent inşası başlatmamız, tarihsel zamandan çıkarak bengi zamana, erdemlerin, değerlerin, idelerin ve ilkelerin zamanlarına dahil olmaya başlamamız gerekir. Binlerce senedir mistiklerin içimizde olduğunu söylediği evrensel/külli bilgi yani Levh-i Mahfûz'a ulaşabilmiş beyinsel holografik mekânizmanın bizi çıkaracağı yolculuğa hazır olmak, zamanın doğrusal tek bir çizgi üzerinden temsiline karşı çıkıp, geçmiş gelecek algımızı değiştirmemiz ile olacaktır. Bu algıyla düşünmeye devam ettiğimizde şimdiye dek hep geçmişin geleceği şekillendirdiğini düşünürken, artık fark ederiz ki şu anda aynı zamanda geçmişimizi de oluşturuyoruz. Ve aslında doğrusal zamanın tersine döngüsel bir zamanla birlikte yaşama eşlik ediyoruz. Sonsuz boşlukta her şey başka bir şeyin içindedir. Biten her şeyin arkasından yeni bir boyutsal derinlik başlar. Girdiğimiz her berzah, yeni bir boyuta açılan kapıdır. Bu boyutlarda düşüncenin akış hızı daha farklıdır. Frekans olarak bilincimizi hangi düzeye uyumlarsak o boyuta açılırız. Tabi bu ulaşım ve yolculuğa rasyonel/ seri işlemli mantıkla çıkılamaz. Şimdiye kadar bilinen ulaşım yollarından bir tanesini seçmemiz gerekir. Bunlar meditatif aktiviteler, mistik yaşantılar, vecd halleri, sembolik, allegorik düşünceler, zikir vs. gibi deneyimlerdir. Bu yolları deneyimleyen her yolcu tüm bunların sonunda daha büyük bir şeyin parçası olduğunu anlar ve kim olduğu sorusunun çok katmanlı ama bir o kadar da basit bir yanıtıyla karşılaşır.

Labirent metaforuna psikolojiedebiyat etkileşiminden baktığımızda göze ilk çarpan nokta eser, Jorge Louis Borges'in toplu eserlerinin ilk cildi olan Ficciones'de yer alan "Yolları Çatallanan Bahçe" adlı öyküsü dür. Psikoloji ve edebiyatı ortak paydada buluşturmayı başarmış olan bu büyük yazar, insan doğasının labirentlerinde gezinerek onun bütünlüğüne göndermelerde bulunmuştur. Bu öyküde Borges sayısız ilişkiler aracılığıyla, birbirini kesen sonsuz olasılıklara dayalı bir kurgu yaratıp yazdığı eseri bir labirent haline getirmiştir. Umberto Eco da Gülün Adı adlı eserinde labirent şeklinde tasarlanmış bir kütüphaneye izinsiz giren kişinin macerasını anlatmıştır. Çağdaş sinema da labirent metaforuna kayıtsız kalmamıştır; "The Maze Runner" ve "Inception" filmlerindeki kahramanlardan birisi iç dünyaya, diğeri ise dış dünyaya açılan bir asansör ile maceralarına başlar. Mr.Nobody filminde de, filmin baş kahramanı hayatın kaosu ve çok boyutluluğu içinde kendisinin farklı bir yüzü bir tekrarı ile karşılaştıkça aslına bir labirentle karşılaşmaktadır. Aynı olay ve durum karşısında sürekli yeni seçimler yapmak zorunda kaldığı bir hayatı yaşadığını, daha doğrusu bir labirentte ilerlediğini anladığında, aslında asla bir seçim yapmadığını, bütün olasılıkları aynı anda deneyimlediğini anlar. Kuantum fiziğinin bir yorumu olan Çoklu Dünya Teorisi veya Çoklu Evren Hipotezi'ne göre söyleyecek olursak, bir olayın sonucuyla diğeri arasında seçim yapmak zorunda kaldığımızda her iki olay birden meydana gelir. Ancak bunlardan sadece bir tanesi bizim evrenimizde, diğeri ise her şeyi bizimle aynı olan bir başka evrende gerçekleşir. Bütün bu evrenlerden diğer evrenlere erişilebilir.

İnsan kendi labirentinden ibarettir. Her bilgi, her olay yani her dönüş olası, çeşitli geleceklere doğru açılır. Labirent, zamanın aşkınlaştırıldığı "ebedi şimdidir". Labirentin her kapısının üç şifresi vardır; bunlar psikolojik, toplumsal ve evrensel boyut algımızdır. Labirentin haritasını oluşturan bireyin psişik süreçleridir. Labirentin her dönemecinde kolektif imgelerle karşılaşıp bunlardaki bilinç dışı enerjiyi ve varoluş dinamiklerimizi bilince çıkarırız. Simya bilimi hakkında Artephius'un ünlü deyişi şöyledir; "Her kim simyacı filozofların yazdıklarını simgesel değil de, harfi anlamda alırsa, asla kurtulamayacağı bir labirentin bucaklarında kaybolur."

Kafka Okur Dergi, Sayı 4, 2015
Filiz Korur
Çizim: Leyla Kanber
Ad

Behçet Necatigil Cafeka Cansu Cindoruk Cemal Süreya Cemil Meriç Çekiliş Çizim Dalgalar Dava Deniz Feneri Dergi Dergi Hür Tefekkürün Kalesi Didem Esen Didem Madak Dilan Bozyel Dönüşüm Duyuru Ece Ayhan Edebiyat Edward Burne Efkan Oğuz Eleştiri Esra Pulak Ezgi Ayvalı Felsefe Feyza Altun Fotoğraf Franz Kafka Frida Kahlo Fuar Gece Genel Gökhan Coşkun Gregor Samsa Hasan Ali Toptaş Hieronymous Bosch Hilal Kosovalı İkinci Yeni İlan İlhan Berk İllüstrasyon İnceleme İstanbul Janusz Glowacki Jean-Paul Sartre Jones Kadın Kadın Olmak Kafka Okur Kara Kazım Koyuncu Kendine ait Bir Oda Kitap Konuk Yazar Kübra M. Büyükkıyıcı Küçük Prens Kürk Mantolu Madonna Lehçe Leyla Kanber Marc Chagall Marcel Duchamp Mektup Merve Özdolap Mrs. Dalloway Ne Demiş Kafka? Oğuz Atay Orlando Ödül Öykü Özgecan Aslan Pablo Neruda Panait Istrati Po Polsku Poster Röportaj Sabahattin Ali Salvador Dalí Sanat Sayı 1 Sayı 10 Sayı 2 Sayı 3 Sayı 4 Sayı 5 Sayı 6 Selcan Aydın Simone de Beauvoir Simyacı Soma Songül Çolak Sylvia Plath Şiir Tezer Özlü The Metamorphosis Turgut Uyar Tutunamayanlar Tülay Palaz Varoluşçuluk Video Yaşamın Ucuna Yolculuk Yazar
false
ltr
item
KAFKAOKUR: Labirent Yolcusu
Labirent Yolcusu
Labirent Yolcusu, Filiz Korur
http://2.bp.blogspot.com/-O8HEIPkb6nc/VmECr1mQMFI/AAAAAAAAC8w/AoBxnFt7nkY/s1600/kafkaokur_labirent.png
http://2.bp.blogspot.com/-O8HEIPkb6nc/VmECr1mQMFI/AAAAAAAAC8w/AoBxnFt7nkY/s72-c/kafkaokur_labirent.png
KAFKAOKUR
http://www.kafkaokur.com/2015/12/labirent-yolcusu.html
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/2015/12/labirent-yolcusu.html
true
1079892415892661503
UTF-8
Bulunamadı Tümü Devamı Cevap Cevap yok Sil Yazar Anasayfa Sayfalar Gönderiler Tümü Önerilen Etiket Arşiv Ara Tüm gönderiler İsteğiniz yerine getirilemedi Geri dön Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec just now 1 minute ago $$1$$ minutes ago 1 hour ago $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy