Kum Saati

Itır Demir

Neden yaşıyoruz? Sahi, dünyaya getirildiğimizden beri gerçek sevgiyle mi yoğruluyoruz? Yoksa beş yıllık kalkınma planının bir ayağı, aile büyüklerimizin sorularına yanıt mıyız? Bu kadar kolay mı var etmek? Peki ya var olmak... Öyle olması gerektiği için mi varız? “Yaşı geçmeden evlensin.” denilen kadınların, erkekliğini bir çocukla taçlandıran adamların artıkları mıyız? Yahut belki de tertemiz sayfalarız, beyaz, onları aklamak için.
Tekrardan doğamayacağını bilen insan, hatalarıyla, noksanlarıyla buraya hapsolmuşken bir umuda sığınıyor, bir çocuk yapıyor ve işte şimdi her şey yoluna girecek! Olamadığı, yapamadığı şeyleri giydirebileceği bir vitrin mankeni var artık başköşesinde, mağazasını en güzel kombinlerle temsil edecek. Ama ne mağaza bildiğiniz mağazalardan, ne manken o mankenlerden. Çünkü bizimki zaman geçtikçe adım adım yürüyecek, elbiselerini kendi seçecek, üzerine giydirilenleri istemeyecek, başka bir şey olacak yani zamanla. Ancak insan olduğu gibi kabul edemez ki hiç kimseyi. İroniktir bu, canına okuyan tüm sistemi, düzeni, bu adaletsizliğin arasında nefes almayı kabul eder de sevdiği insanları olduğu gibi kabul edemez. Kendi yansımasındaki boşlukları doldurmayınca artık beğenemez karşısındakini. İşin özünü kaçırır, neyi neden yaptığını düşünmeden, ne istediğini bilmeden ‘olması gerektiği’ için yapar pek çok şeyi. Bir insanı dünyaya getirmek bile bazen yalnızca sırası geldiği için… Böyle var olan insan, okulda notlara, vitrinde etiketlere, ilişkilerde bedenlere takılacaktır elbette. Kime yarar sağladığının, kime zarar verdiğinin, ne beklediğinin önemi kalmayacak, değişmenin, değiştirmenin gücü yok olacak, önüne koyulan mamayı yiyen bir hayvandan farksız öylece yaşayıp gidecek sırası geldikçe. Hafta sonunu yaşadığı kentin gözde mekanlarında geçirebildiği sürece ehemmiyeti yok zaten tüm bunların. En yakınındakileri bile tanımaya zamanı ve ihtiyacı yok, duymaya, dinlemeye, anlamaya vakti yok. Yalnızca ortak sesleri var üzerine düşünmeden tartışmasız kabul ettikleri, düzene küfür eden, sürekli aynı şeyleri söyleyen. Zaman yok çünkü düşünmeye, zaman değerli! Yapılması ve yapılmaması ‘gerekenler’ belli zihinlerde, nereden, nasıl ve niçin geldikleri meçhul, çok düşünme! Uy ve geç, uy ve geç. Uyuyor ve geçiyoruz, UYUyor ve geçiyoruz. Altımızdan çektikleri emek merdiveni düşerken yere çakılışımızı izliyoruz. Önümüzdeki tabaktan yerken devlet baba, biz ağzını siliyoruz. Her yer beton, her yer beton, biz daha çok istiyoruz; sonra duvarlarına yeşiller çiziyoruz. Bitiyoruz be, bitiyoruz.

Düşün şimdi, korkma dur geçsin zaman, akrep-yelkovan kovalasın birbirini. Bütün gücünü gör ellerinde ve aklını akıt kum saatinin tanelerinde. Mağdur değilsin, yok, hiçbir zaman değildin. Bu düzeni sen kendi ellerinle çizdin ve şimdi ölü toprağını o ellerinle silkeleyeceksin üzerinden. Ve yeniden doğacaksın, yeni şeyler anlatacaksın.

Kafka Okur Dergi, Sayı 4, 2015
Merve Özdolap
Çizim: Itır Demir
Ad

Behçet Necatigil Cafeka Cansu Cindoruk Cemal Süreya Cemil Meriç Çekiliş Çizim Dalgalar Dava Deniz Feneri Dergi Dergi Hür Tefekkürün Kalesi Didem Esen Dilan Bozyel Dönüşüm Duyuru Ece Ayhan Edebiyat Edward Burne Efkan Oğuz Eleştiri Esra Pulak Ezgi Ayvalı Felsefe Feyza Altun Fotoğraf Franz Kafka Frida Kahlo Fuar Gece Genel Gökhan Coşkun Gregor Samsa Hasan Ali Toptaş Hieronymous Bosch Hilal Kosovalı İkinci Yeni İlan İlhan Berk İllüstrasyon İnceleme İstanbul Janusz Glowacki Jean-Paul Sartre Jones Kadın Kadın Olmak Kafka Okur Kara Kazım Koyuncu Kendine ait Bir Oda Kitap Konuk Yazar Kübra M. Büyükkıyıcı Küçük Prens Kürk Mantolu Madonna Lehçe Leyla Kanber Marc Chagall Marcel Duchamp Mektup Merve Özdolap Mrs. Dalloway Ne Demiş Kafka? Oğuz Atay Orlando Ödül Öykü Özgecan Aslan Pablo Neruda Panait Istrati Po Polsku Poster Röportaj Sabahattin Ali Salvador Dalí Sanat Sayı 1 Sayı 10 Sayı 2 Sayı 3 Sayı 4 Sayı 5 Sayı 6 Selcan Aydın Simone de Beauvoir Simyacı Soma Songül Çolak Sylvia Plath Şiir Tezer Özlü The Metamorphosis Turgut Uyar Tutunamayanlar Tülay Palaz Varoluşçuluk Video Yaşamın Ucuna Yolculuk Yazar
false
ltr
item
KAFKAOKUR: Kum Saati
Kum Saati
Kum Saati, Merve Özdolap
https://3.bp.blogspot.com/-RhA8NBJmfrA/VmECrmAlGmI/AAAAAAAAC9E/sEkN_p05rZU/s1600/kafkaokur_kum_saati.png
https://3.bp.blogspot.com/-RhA8NBJmfrA/VmECrmAlGmI/AAAAAAAAC9E/sEkN_p05rZU/s72-c/kafkaokur_kum_saati.png
KAFKAOKUR
http://www.kafkaokur.com/2015/12/kum-saati.html
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/2015/12/kum-saati.html
true
1079892415892661503
UTF-8
Bulunamadı Tümü Devamı Cevap Cevap yok Sil Yazar Anasayfa Sayfalar Gönderiler Tümü Önerilen Etiket Arşiv Ara Tüm gönderiler İsteğiniz yerine getirilemedi Geri dön Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec just now 1 minute ago $$1$$ minutes ago 1 hour ago $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy