Virginia Woolf’a Dair


Virginia Woolf, 1882 doğumlu Virginia Woolf, 20. yüzyıldaki en ünlü eleştirmen, öykücü ve romancılardan biridir. Feminizm, bilinç akışı tekniği, Mrs. Dalloway, modernizm, intihar; Woolf denilince aklımızda çağrışım yapan ilk kelimelerdir. Peki, Woolf’un bu kelimelerle ilgisi nedir?


Aile Hayatı: Woolf, Victoria Çağı’ndan nefret ederdi; çünkü Victoria çağı gereği kadınlar okula gönderilmemiş ve Woolf, eğitimini evde tamamlamak zorunda kalmıştı. Hayatı boyunca da bunun eksikliğini hissetmiş ve kendini geliştirmek için durmadan okumuştu. Onun şanslı olduğu yönlerden biri, eşi Leonard Woolf’un bir yayınevine sahip olmasıydı. Kendisinin de dediği gibi koskoca İngiltere’de istediğini yazmakta özgür olan tek kadın kendisiydi. Üst, orta sınıf bir aileden geliyordu. Babası Sir Leslie Stephen’dan hiçbir zaman hoşlanmamıştı. O henüz 13 yaşındayken ölen annesi Julia Stephen’a ise çok şey borçlu olduğunu biliyordu ve ona olan minnetini Deniz Feneri eserinde yansıtmıştı. 25 yaşında ölen kardeşinin etkisine ise en fazla Dalgalar’da olmak üzere diğer romanlarında da rastlanır. Woolf, bu anlamda büyük bir özlem içindedir. Teyzesi olduğu George Duckworth, hem ona hem de Woolf’ un kardeşi Vanessa’ya onlar daha çocuk yaştayken cinsel tacizde bulunmuştu. Bu olay, onun cinsel hayatını kötü etkilemişti. Hiçbir erkekle veya kadınla birlikte olmamış, Bloomsbury ekibinden eşcinsel yazar arkadaşı Lytton Strachey’in evlilik teklifini kabul etse de Strachey vazgeçtiği için evlenmemişlerdi. Virginia sonrasında Leonard Woolf’la evlenmişti. Leonard, Woolf’u mutlu etmiş, ona istediği imkânları sağlamıştı. Fakat Woolf, Londra’ya dönmek istediği için ayrı düştükleri anlar olmuştu. Eşiyle cinsel bir hayatı yoktu, bu yüzden çocuk da yapmamışlardı.

Akıl Hastalığı: Woolf, manik depresif bir yazardı. Yazmak, onu hayata bağlayan bir terapiydi aslında. Kendisinin ‘delilik nöbetleri’ dediği nöbetler onun için verimli bile oluyordu. Doktoru hastalığını yenerse, yazma yeteneğinin körelebileceğini söylemişti. Delilikle dahilik arasında gezinen parlak bir bilinçti o. Woolf, kendi durumunu biliyor ve bununla mücadele etmeye çalışıyordu. 22 yaşından başlayarak üç kere intihara kalkışmıştı ve sonuncusunda hayatını yitirmişti. İntihar etmeden önce Yunanca şakıyan kuşların etrafında tekrar dolanmaya başladığını söylemişti. Birçok deha gibi kendi beyninin gücüne karşı koyamamış ve kendisini ölüme sürüklemişti.

Woolf’un Feminizmi: Feminizm üzerine yazdığı en kapsamlı yapıt ‘Kendine Ait Bir Oda’dır. Dönemin üniversitelerinde okuyamamış, yıllar sonra gittiği o okulların kütüphanelerine alınmayınca sinirlenerek yazmıştı Woolf, Kendine Ait Bir Oda’yı. Gerçek bir yaratıcı zihnin ‘androjen’ özellikler barındırması gerektiğini söyleyen Woolf’a göre feminizm, kadın-erkek eşitliğine dayanır ve dönemin faşizmiyle de iyice beslenen kadın düşmanlığına ataerkilliğin kadına biçtiği rolleri reddederek karşı çıkar.

Bilinç Akışı Tekniği: İlk olarak Jacob’un Odası ile karşımıza çıkan bilinç akışı tekniği ile Woolf, bu ilk kitapla başarılı olamasa da Mrs. Dalloway ile tam anlamıyla bir başyapıt çıkarmıştır ortaya. Bilinç akışı tekniği, Romanda, post empresyonist ressamların yaptığı gibi bir tablo sunar bize: romanın sayfasından baktığımız karede hiçbir şey net değildir; fakat hayatın içinden olduğu bellidir ve kendince bir gerçekçiliği vardır. Yazar, karakterlerin hayatlarındaki pek çok izlenimi arka arkaya sıralayarak bir an içerisinde insanın zihninden geçen şeyleri bize tüm çıplaklığıyla verir. Bu gerçeklikte tam anlamıyla bir kurgusal gerçeklik yoktur, daha çok anın gerçekliği vardır. Çünkü bir insanın hayatı, roman kurgusuna uygun mantıklı bir dizilimden daha ziyade, düzensiz olarak birbirini izleyen anlardan oluşur. Bu teknik ile bize Woolf, hayatı tüm detayları ile yansıtır.

Aşk Hayatı: Vita Sackville-West’le aşk yaşamışlardır; bu aşkta, tensel bir temas yoktur, romantik bir şekilde mektuplar üzerinden süregider bu ilişki. Woolf, Vita’yı kadın-erkek özellikleri bir arada barındıran biri olarak görür ve ona ithaf olarak benzer bir konuyu işlediği Orlando eserini yazar. Vita’nın oğlu Nigel Nicolson, Orlando’dan “edebiyat tarihinin en uzun ve en nefis aşk mektubu” olarak söz eder. Nitekim öyledir. Woolf, kendi hayatında aynı umudu bulamasa da Orlando’da sevginin zamanı, bedenleri, boyutları, bu dünyayı aşan gücünü ele almıştır.

İntiharı: Woolf, hayatının sonlarına doğru sesler duymaya tekrardan başlar. 2. Dünya Savaşı da şiddetini arttırır. Yazamadığı ve okunmadığı düşüncesi onu depresyona sürükler ve bu depresyondan çıkamaz. Cebine taşları doldurarak kendini Ouse Nehri’nin kollarına bırakır ve akar gider. Eşine yazdığı mektupsa, edebiyat tarihinin en ünlü intihar mektuplarından biri sayılır. İşte, 18 Mart 1941 tarihli o mektup:

“Salı

En sevdiğim,

Yeniden delirmek üzere olduğuma eminim. O korkunç dönemlerden birine daha göğüs gerebileceğimizi sanmıyorum. Ve bu sefer toparlanamayacağım. Sesler duymaya başladım ve dikkatimi toplayamıyorum. Ben de yapılablecek en iyi şey gibi görüneni yapıyorum. Sen bana mümkün olan en büyük mutluluğu verdin. Biri her ne yapabilirse hepsini yaptın. İki kişinin bizden daha mutlu olabileceğini düşünmüyorum, ta ki bu korkunç hastalık gelene kadar. Artık mücadele edemiyorum. Hayatını berbat ettiğimi, bensiz çalışabileceğini biliyorum. Ve yapacaksın, biliyorum. Görüyorsun, bunu bile düzgün bir şekilde yazamıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim şey şu; hayatımın bütün mutluluğunu sana borçluyum. Bana karşı hep sabırlıydın ve inanılmaz bir şekilde iyiydin. Bunu söylemek istiyorum herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o sen olurdun. Senin iyiliğinin kesinliği dışında her şey benden gitti artık. Hayatını daha fazla mahvedemem.

Sanmıyorum ki başka iki kişi bizim olduğumuz kadar mutlu olabilsin.”

V.

Kafka Okur Dergi, Ozan Kırıcı, Sayı 2, 2014
Ad

Behçet Necatigil Cafeka Cansu Cindoruk Cemal Süreya Cemil Meriç Çekiliş Çizim Dalgalar Dava Deniz Feneri Dergi Dergi Hür Tefekkürün Kalesi Didem Esen Didem Madak Dilan Bozyel Dönüşüm Duyuru Ece Ayhan Edebiyat Edward Burne Efkan Oğuz Eleştiri Esra Pulak Ezgi Ayvalı Felsefe Feyza Altun Fotoğraf Franz Kafka Frida Kahlo Fuar Gece Genel Gökhan Coşkun Gregor Samsa Hasan Ali Toptaş Hieronymous Bosch Hilal Kosovalı İkinci Yeni İlan İlhan Berk İllüstrasyon İnceleme İstanbul Janusz Glowacki Jean-Paul Sartre Jones Kadın Kadın Olmak Kafka Okur Kara Kazım Koyuncu Kendine ait Bir Oda Kitap Konuk Yazar Kübra M. Büyükkıyıcı Küçük Prens Kürk Mantolu Madonna Lehçe Leyla Kanber Marc Chagall Marcel Duchamp Mektup Merve Özdolap Mrs. Dalloway Ne Demiş Kafka? Oğuz Atay Orlando Ödül Öykü Özgecan Aslan Pablo Neruda Panait Istrati Po Polsku Poster Röportaj Sabahattin Ali Salvador Dalí Sanat Sayı 1 Sayı 10 Sayı 2 Sayı 3 Sayı 4 Sayı 5 Sayı 6 Selcan Aydın Simone de Beauvoir Simyacı Soma Songül Çolak Sylvia Plath Şiir Tezer Özlü The Metamorphosis Turgut Uyar Tutunamayanlar Tülay Palaz Varoluşçuluk Video Yaşamın Ucuna Yolculuk Yazar
false
ltr
item
KAFKAOKUR: Virginia Woolf’a Dair
Virginia Woolf’a Dair
Virginia Woolf’a Dair, Ozan Kırıcı
https://3.bp.blogspot.com/-EAiaHsHWDXQ/VltPyCPlgxI/AAAAAAAAJiY/wgHw2Hp5Law/s1600/kafkaokur_woolf-a.png
https://3.bp.blogspot.com/-EAiaHsHWDXQ/VltPyCPlgxI/AAAAAAAAJiY/wgHw2Hp5Law/s72-c/kafkaokur_woolf-a.png
KAFKAOKUR
http://www.kafkaokur.com/2015/11/virginia-woolfa-dair.html
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/2015/11/virginia-woolfa-dair.html
true
1079892415892661503
UTF-8
Bulunamadı Tümü Devamı Cevap Cevap yok Sil Yazar Anasayfa Sayfalar Gönderiler Tümü Önerilen Etiket Arşiv Ara Tüm gönderiler İsteğiniz yerine getirilemedi Geri dön Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec just now 1 minute ago $$1$$ minutes ago 1 hour ago $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy