Babama Mektup

Babaya Mektup

Baba sevgisi eşsiz bir sevgidir. Yücedir. Kalbe sığmaz. Sınırları yoktur. Baba sevgisi masumdur, içtendir, babanı severken hep çocuksundur.

Franz Kafka'nın "Babama Mektup" adlı eseri; babasını hem çok seven ve hem de korkan, kendi iç dünyasında devamlı babası ile çatışan bir oğulun, duygularını içtenlikle dile getirdiği bir yapıt olması sebebiyle kıymetlidir. Kafka bu mektubu babası tarafından koşulsuz sevilme ihtiyacı duyan küçük bir çocuk yüreği ile kaleme almıştır. Satırlarında baba onayı bekleyen bir erkeğin sessiz yakarışları gizlidir. Mektubu her elime alışımda kalbimde tuhaf bir sızı, damağımda buruk bir tat oluşur. Mektubu her okuyuşumda Kafka'nın onu yazarken kullandığı dil ile doyarım. Aşağıdaki satırlarda, bu lezzeti almak isteyen değerli okuyucu için mektuptan sevdiğim bölümlere yer verdim. Afiyet olsun...

Çok sevgili babacığım!

"Bana son günlerde bir ara, senden korktuğum gibi bir savı hangi nedenle ileri sürdüğümü sormuştun. Her zamanki gibi bir yanıt bulup verememiş, bu da işte biraz yine senden korkmamdan, biraz senden korkmamın nedeninin pek çok ayrıntıyı içermesinden, dolayısıyla bunları yarı buçuk da olsa sözle belirtemeyeceğimden kaynaklanmıştı."

"Örneğin, kısa bir süre önce demiştin ki: 'dıştan bakınca, sana başka babaların normalde evlatlarına davrandığı gibi davranmadım, çünkü başkaları gibi ikiyüzlülüğü beceremem, ama hep sevdim seni."

"Dünya üçe ayrılıyordu benim için: Birincisi, yalnız benim için konan, ama benim nedense bir türlü uyamadığım yasaların egemen olduğu ve içinde bir köle gibi yaşadığım dünya; ikincisi benimkine sonsuz uzaklıkta bulunup senin yaşadığın ve hükmetmeler, sağa sola buyruklar vermeler ve verilen buyrukların yerine getirilmeyişine kızıp içermelerle vakit geçirdiğin dünya ve nihayet başkalarının buyruklardan ve buyruklara uymalardan bağımsız, mutlu yaşayıp gittiği bir üçüncü dünya."

"Ben, hep bir yüzkarası içinde yaşıyordum: Ya senin buyruklarına uyuyordum, ki bu bir yüzkarasıydı, çünkü buyruklar yalnızca benim için konmuştu; ya da dikkafalı davranıyordum, bu da yine bir yüzkarasıydı, çünkü sana karşı nasıl dikkafalılık gösterebilirdim; ya da istesem bile dediklerini yapamıyordum, çünkü sen pek doğal şeylermiş gibi bunları yapmamı istiyorsan da, ne sendeki güç, ne sendeki beceriklilik vardı bende ve bu da kuşkusuz benim için yüz kızartıcı durumların en kötüsüydü. İşte düşünceleri değil ama, duyguları böyle bir akış izliyordu oğlunun."

"Hani söz konusu durumlarda çocuk olan bana öyle geliyordu ki, sen bağışladığın için aramızdan biri canını bir kez daha kurtarmıştır ve hakedilmemiş bir armağan gibi senin lütfettiğin yaşamı ilerde de sürdürebilecektir."

"Senin pek tatlı, seyrek görülen, sessiz, memnun, evet diyen bir başka gülümseyişin de var ki, gülümsediğin kimseyi mutluluğa gömebiliyor. Çocukluğumda doğrudan bana böyle bir gülümsemenin nasip olduğunu anımsamıyorum, ama olmuştur belki; çünkü henüz bana masum bir gözle bakarak büyük umutlar bağladığın o vakitler, böyle bir gülümsemeyi ne diye esirgeyecektin benden."

"Benim kendime vereceğim değer, başka herhangi bir şeyden, örneğin dıştaki bir başarıdan daha çok sana bağlıydı; çünkü dıştaki bir başarı, bir anın sağladığı toparlanmaydı ancak. Oysa senin ağırlığın, her vakit, çok daha büyük bir güçle beni aşağılara çekip alıyordu."

"Kuşkusuz yazıp çizmelerime karşı da hemen gösterdiğin nefret, bir istisna oluşturarak burada işime yaramıştı. Gerçi gururumu ve şevkimi kitaplarıma ilişkin senin o ünlü sözün yaralıyordu: 'komodinin üzerine koy!' (çünkü kitap getirdiğim zaman çokluk seni iskambil oynarken buluyordum), ama yine de hoşlandığım bir durumdu bu, hani içimdeki kötülüğün alevlenmesinden, yalnız aramızdaki ilişki konusundaki görüşümün bir kez daha doğrulanmasının verdiği kıvançtan değil, hepsinden çok bu sözün kulağıma örneğin: 'Artık özgürsün' gibi gelmesindendi. Bir yanılgıydı kuşkusuz; çünkü özgürlüğüme kavuşmuş, en iyimser bir deyişle henüz kavuşmuş değildim. Yazılarımda senden söz açıyor, senin göğsünde dile getiremediğim yakınmaları bu yazılarda açığa vuruyordum."

"Sende birbirleriyle birleşerek organik yapı oluşturmuş iyi ve kötü, yani güçlülük ve başkalarıyla barışıklık, sağlık, davranışlarda belli bir ölçüsüzlük, güzel konuşabilme yeteneği, yanına yaklaşılmazlık, kendine güven ve başkalarından hoşnutsuzluk, dünyaya meydan okuyan bir tutum ve başkalarına karşı zorbalık, insan sarraflığı ve insanlardan çoğuna güvenmezlik, ayrıca kusursuz bir hamaratlık, sebat, hep uyanık bulunma, gözüpeklik gibi üstün özelliklerin varlığı zorunlu bunun için. Seninle kendimi kıyaslarsam, söz konusu özellikler hemen hiç bulunmuyordu bende ya da ancak pek azı vardı."

Franz
Ad

Behçet Necatigil Cafeka Cansu Cindoruk Cemal Süreya Cemil Meriç Çekiliş Çizim Dalgalar Dava Deniz Feneri Dergi Dergi Hür Tefekkürün Kalesi Didem Esen Didem Madak Dilan Bozyel Dönüşüm Duyuru Ece Ayhan Edebiyat Edward Burne Efkan Oğuz Eleştiri Esra Pulak Ezgi Ayvalı Felsefe Feyza Altun Fotoğraf Franz Kafka Frida Kahlo Fuar Gece Genel Gökhan Coşkun Gregor Samsa Hasan Ali Toptaş Hieronymous Bosch Hilal Kosovalı İkinci Yeni İlan İlhan Berk İllüstrasyon İnceleme İstanbul Janusz Glowacki Jean-Paul Sartre Jones Kadın Kadın Olmak Kafka Okur Kara Kazım Koyuncu Kendine ait Bir Oda Kitap Konuk Yazar Kübra M. Büyükkıyıcı Küçük Prens Kürk Mantolu Madonna Lehçe Leyla Kanber Marc Chagall Marcel Duchamp Mektup Merve Özdolap Mrs. Dalloway Ne Demiş Kafka? Oğuz Atay Orlando Ödül Öykü Özgecan Aslan Pablo Neruda Panait Istrati Po Polsku Poster Röportaj Sabahattin Ali Salvador Dalí Sanat Sayı 1 Sayı 10 Sayı 2 Sayı 3 Sayı 4 Sayı 5 Sayı 6 Selcan Aydın Simone de Beauvoir Simyacı Soma Songül Çolak Sylvia Plath Şiir Tezer Özlü The Metamorphosis Turgut Uyar Tutunamayanlar Tülay Palaz Varoluşçuluk Video Yaşamın Ucuna Yolculuk Yazar
false
ltr
item
KAFKAOKUR: Babama Mektup
Babama Mektup
Babama Mektup, Esra Pulak
http://3.bp.blogspot.com/-ZEhZHQtpeHM/U5wGB8HFyCI/AAAAAAAABcw/CYiUZcwKaro/s1600/babayamektup.jpg
http://3.bp.blogspot.com/-ZEhZHQtpeHM/U5wGB8HFyCI/AAAAAAAABcw/CYiUZcwKaro/s72-c/babayamektup.jpg
KAFKAOKUR
http://www.kafkaokur.com/2014/06/babama-mektup.html
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/
http://www.kafkaokur.com/2014/06/babama-mektup.html
true
1079892415892661503
UTF-8
Bulunamadı Tümü Devamı Cevap Cevap yok Sil Yazar Anasayfa Sayfalar Gönderiler Tümü Önerilen Etiket Arşiv Ara Tüm gönderiler İsteğiniz yerine getirilemedi Geri dön Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec just now 1 minute ago $$1$$ minutes ago 1 hour ago $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago more than 5 weeks ago Followers Follow THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy